Ragging türkçesi Ragging nedir

Ragging ile ilgili cümleler

English: Ali is bragging about his new car.
Turkish: Ali yeni arabasından övünerek söz eder.

English: Ali was getting tired of hearing Mary bragging about winning the race.
Turkish: Ali Mary'nin yarışı kazanması hakkındaki övünmelerinden bıkıyordu.

English: I heard Tom bragging about how much money he made.
Turkish: Tom'un kaç para kazandığından övünerek bahsettiğini duydum.

English: Ali started bragging about his new car.
Turkish: Ali yeni arabası hakkında övünmeye başladı.

English: Ali was bragging.
Turkish: Ali böbürleniyordu.

Ragging ingilizcede ne demek, Ragging nerede nasıl kullanılır?

Bragging : Atma. Övüngen. Palavra. Tıraş. Kibirli. Övünme.

Braggingly : Övünerek. Kibirli bir şekilde. Burnu büyük bir şekilde. Hava atarak. Gösterişçi davranarak.

Dragging : Çekmek. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Tırmıklama. Ağır ilerleyen. Sürütme avcılık. Sürükleme. Ağır işleyen. Sürüklemek. Kabartma. Acı çekerek ve yavaşça ölme.

 

Foot dragging : Ağırdan alma. Bahane ile oyalama. Kasıtlı olarak yavaş hareket etme veya çalışma eylemi. Ayak sürüme. Ayağını sürüme. Kasıtlı olarak durdurma veya geciktirme. Ayak direme.

Fragging : Parça tesirli el bombası atma eylemi (askeri argo). El bombası atma.

Craggily : Sarp olarak. Kayalıklı bir biçimde. Yontulmamış halde.

Scragging : Boğarak öldürme. Boğazını sıkmak. Asarak öldürmek. Boğazını sıkma. Asarak öldürme. Boğarak öldürmek.

Fraggings : Parça tesirli el bombası atma eylemi (askeri argo). El bombası atma.

Mine dragging : Mayın tarama.

Scragginess : Sıskalık. Kuralsızlık. Cılızlık. Düzensizlik. Zayıflık.

İngilizce Ragging Türkçe anlamı, Ragging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ragging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestrew : Kaplamak. Saçmak. Yayarak kaplamak.

Berate : Fırça atmak. Haşlamak. Fırça çekmek. Fırça atmak (argo terim).

Bawling out : Bağırıp çağırmak. Azarlama. Haşlamak. Paylama.

Admonishing : Öğüt vermek. İhtar vermek. Nasihat vermek. Kulağını çekmek. Kulağını bükmek. İhtar etmek. Nasihat etmek. Uyarmak. Tembih etmek.

Berates : Fırça atmak. Fırça atmak (argo terim). Fırça çekmek. Haşlamak.

Bawl out : Azarlanma. Haşlamak. Fırça çekmek. Bağırıp çağırmak. Fırça atmak. Azarlama.

Chidden : Kusur bulmak. Fırça atmak. Çıkışmak. Ayıplamak. Fırça çekmek. Söylenmek.

Bring up : Çocuk yetiştirmek. Çocuklardan sakınmak. Bahis açmak. Yetiştirmek. Bahsetmek. Durduruvermek. Kusmak. Beslemek. Büyütmek.

 

Assessment : Bir alacak hakkının doğması. Değerlendirme. Düşünce. Tayin etme (para miktarını). Değeryazım. Tahakkuk ettirme. Değer biçme. Salma. Belirlenen değer.

Gibing : Dalga geçme. Alay. Alay etmek. Dokunaklı söz. İncitici söz söylemek. Taş. Dokunaklı söz söylemek. Dokundurmak. İncitici söz.

Ragging synonyms : bond rating, gibed, chew out, undervaluation, bestrews, castigate, fleering, berated, score, admonishes, allocate, disprize, roister, deal out, break stones, appraisal, bestrewed, chide, bestrewn, roistering, apportions, brush down, burn up, bestrewing, pricing, basted, fleers, chew up, dick around, dealing out, cods, codding, make a noise.

Ragging zıt anlamlı kelimeler, Ragging kelime anlamı

Good natured : Yumuşak. Hoşgörülü. Babacan. Yardımsever. İyi huylu.

Tense : Germek. Çekmek. Zaman. Gerginleştirmek. Stresli. Gergin. Sıkı. Stres içinde. Kip.