Rampant türkçesi Rampant nedir

  • Dal budak salmış.
  • Coşmuş.
  • Başı boş kalmış.
  • Azgın.
  • Gemi azıya almış.
  • Şahlanmış.
  • Şaha kalkmış.
  • Her tarafa yayılan (bitki).
  • Arka ayakları üzerine kalkmış.
  • Öfkeli.
  • Önlenmesi güç.
  • Fışkırmış.
  • Azmış.

Rampant ile ilgili cümleler

English: The rampant sickness spread to many countries.
Turkish: Azgın hastalık bir çok ülkeye yayıldı.

Rampant ingilizcede ne demek, Rampant nerede nasıl kullanılır?

Be rampant : Öfkeli olmak. Şiddet uygulamak. Çılgınca davranmak. Azgınca davranmak. Başıboş olmak. Denetimsiz olmak. Azgın olmak.

Run rampant : Fışkırmak. Kontrolden çıkmak. Dal budak salmak (bitki). Aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum). Azmak. Kol gezmek. Her tarafa yayılmak.

Rampancies : Taşkınlık. İfrat. Şaha kalkma. Şahlanma. Aşırılık. Kudurma.

Rampancy : Kudurma. Şahlanma. Aşırılık. Şaha kalkma. Taşkınlık. İfrat.

Rampage : Azgınlık. Saldırı. Saldırmak. Deliler gibi sağa sola koşuşmak. Öfkelenmek. Tantana. Taşkınlık. Köpürmek. Kudurmak. Azmak.

Be on the rampage : Çığırından çıkmak. Cinleri tepesinde olmak. Siniri tepesinde olmak. Zıvanadan çıkmak. Kıyameti koparmak. Dağıtmak.

Rampages : Kudurmak. Köpürmek. Tantana. Saldırmak. Azgınlık. Azmak. Taşkınlık. Saldırı. Deliler gibi sağa sola koşuşmak. Öfkelenmek.

 

Ramparts : İstihkam. Sur. Savunma. Kale duvarı. Sur ile çevirmek. Korunma. Siper. Set.

Rampaged : Azgınlık. Kudurmak. Taşkınlık. Köpürmek. Deliler gibi sağa sola koşuşmak. Heyhey. Saldırı. Sağa sola sataşmak. Azmak. Öfkelenmek.

Go on the rampage : Cinleri tepesine çıkmak. Dağıtmak. Tepesi atmak. Siniri tepesinde olmak. Cinleri tepesinde olmak. Çığırından çıkmak. Zıvanadan çıkmak. Kasıp kavurmak. Taşkınlık çıkarmak. Kıyameti koparmak.

İngilizce Rampant Türkçe anlamı, Rampant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rampant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uncontrolled : Baskısız. Murakabesiz. Dizginsiz. İdaresiz. Kontrol altına alınmamış. Güdümsüz. Denetimsiz. Raydan çıkmış. Kontrol edilemeyen. Serbest.

Ferocious : Yırtıcı. Yavuz. Gaddar. Aşırı. Kudurmuş. Sert. Vahşi. Haşin. Şiddetli. Azılı.

Abundant : Dolu (bol). Gür (saç). Feyizli. Gani. Bol. Dolu. Verimli. Çok. Külli. Bereketli.

Angriest : Fırtınalı. Hiddetli. Kızarmış. Hırslı. Kızmış. İltihaplı. En sinirli. Kızgın.

Enraged : Kızgın. Çileden çıkmış. Kızmış. Kızdırılmış. Komalık. Kuduruk.

Frantic : Hummalı. Çılgınca heyecanlanmış. Ümitsiz. Zıvanadan çıkmış. Aşırı heyecanlanmış. Çılgınca. Çılgın. Çıldırmış. Boşuna.

Effusive : Coşkun. Heyecanlı. Bol. Dökülen. Coşkulu. Akan. Taşkın. Taşan. Taşıntı.

Fiercest : Berbat. Kızgın. Yırtıcı. Kötü. Vahşi. Merhametsiz. Azılı. Şiddetli. Sert. Acımasız.

Agog : İstekli. Heyecanlanmış. Hevesli. Heyecanlı. Şevkli. Sabırsızlıkla. Arzulu. Can atan. Sabırsız.

 

Dyspeptic : Dispeptik. Hazımsızlıkla ilgili. Kızgın. Sindirim güçlüğü ile ilgili. Hazımsızlık çeken. Hazımsızlık çeken kimse.

Rampant synonyms : emanated, horny, excessive, blistering, eructated, heightened, angry, lecherous, fiercer, fierce, angrier, squirted, corybantic, frenetic, delirious, frenzied, eructed, exasperated, bristly, lecher, emoted, disorderly, jetted, furious, dyspeptics, goatish, bristliest, bristlier, licentious, fuming, desperate.

Rampant zıt anlamlı kelimeler, Rampant kelime anlamı

Controlled : Bastırılmış (isyan vb). Düzenlenmiş. Denetimli. Kontrol edilmiş. Denetlenmiş. İdare edilmiş. Kontrol altına alınmış. Gözlenmiş. Güdümlü. Bastırılmış.

Scarce : Az. Zoraki. Az bulunur. Eksik. Nadir. Sınırlı. Zor bulunur. Seyrek. Kıt.

Rampant ingilizce tanımı, definition of Rampant

Rampant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Rearing upon the hind legs. Furious. Leaping. Hence, raging. Springing. Ramping.