Ranching türkçesi Ranching nedir

  • Çiftlikçilik.
  • Hayvancılık yapmak (çiftlikte).
  • Çiftlik işletmek.
  • Dallanım.
  • Çiftlikte yaşamak.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir ışımetkin çekirdeğin bozunum dizisinden yeni ışımetkin parçalanma zincirlerinin oluşumu.

Ranching ingilizcede ne demek, Ranching nerede nasıl kullanılır?

Branching : Kollara ayırma. Dallanarak. Şubeleşme. Dallara ayrılarak. Genellikle çarpışma, saçınım olaylarından çıkan tanecik ya da ışıncıkların birkaç son duruda değişik olasılıklarla bulunmaları olayı. Branşlaşan. Dallanan. Dallanma. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir ışın etkin çekirdeğin bozunma sırası için birden çok yolun bulunması. alifatik bileşiklerin karbon zinciri iskeletlerinin dallara ayrılması.

Branching instruction : Sapma komutu.

Branching process : Dallandırma süreci. Dallanma süreci.

Branching ratio : Dallanım oranı. Dallanma oranı. Eşizleri olan bir öğede, alfa ve beta parçalanmasına uğrayan öğeciklerin sayılarının oranı. Dallanlım oranı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Taneciklerin çarpışması sonucunda ortaya çıkan olayların olasılıkları arasındaki oran.

Branchings : Dallanma. Dallanarak. Branşlaşan. Dallara ayrılarak. Dallanan. Dallandırma. Kollara ayırma. Şubeleşme. Branşlara ayırma.

 

Afferent branchial arteries : Getirici branşiyal arterler. Balıklarda solungaç kemeri boyunca uzanan ventral aortadan kanı alarak solungaç filamentleri içerisindeki kılcal sisteme gönderen damarlar.

Branchia : Solungaç.

Abranchiate : Solungaçsız.

Affranchisement : Kurtarma. Belirli haklar verme (özellikle oy verme hakkı). Serbest bırakma. Hak tanıma. Azat etme. Azat.

Affranchise : Serbest bırakmak. Salıvermek. Azat etmek.

İngilizce Ranching Türkçe anlamı, Ranching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ranching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Abcoulomb : Saltık coulomb. Abkulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeölçer. İvme ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçme aleti. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen aygıt.

 

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı.

Abampere : 10 amper birim. On amper. Saltık ampere. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Husbandry : İdarecilik. Çiftçilik. İdareli kullanma. Ziraat. Tarım. Hayvancılık. Tutumlu olma. Ziraatçilik. İdare etme.

Ranching synonyms : absorption loss, farming, ranch, absolute zero, roundup, absorptiometer, absorption edge, absorptivity, acoustic feedback, ranched, agriculture, absolute units.