Rapider türkçesi Rapider nedir

Rapider ingilizcede ne demek, Rapider nerede nasıl kullanılır?

Rapide scene : İçinde devinimin, gerilimin, çatışmanın ağır bastığı çekim. alıcı devinimlerinin bol bol kullanıldığı çekim. durgun çekimin karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devingen çekim.

Rapidest : Hızlı. Dik. Ani. Işığa hassas (film). Çabuk. Seri. Sarp.

Rapid application development : Hızlı uygulama geliştirme. Programcıların çabucak güncellenebilen ve yeni teknolojilere kolayca adapte olabilen bileşenlerden oluşan sistem şeklinde yazılım programları geliştirebilmelerini sağlayan program geliştirme araçları seti. Hızlı uygulama gelişimi. Rad (bilgisayar).

Rapid change : Hızlı değişim.

Rapid changes : Hızlı değişim.

Rapid fire questionning : Özellikle yanıtlanması sakıncalı sayılan konularda engelleri aşabilmek ve geçerli yanıtlar alabilmek üzere yanıtlayıcıya uzun boylu düşünme olanağı tanımadan polis soruşturmasına benzer tutumla soruların ivedilikle, ardı ardına sıralanması. Sorgulayıcı sorulama.

Rapid gastric emptying : Hızlı mide boşalması. Yiyeceklerin mideden ince bağırsaklara çok hızlı geçtiğinde oluşan, mide bulantısı, karın ağrısıyla belirgin vazomotor rahatsızlık, damping sendromu.

 

Rapid plough : Hızlı pulluk.

Rapid deployment force : Acil intikal kuvveti. Ani müdahale kuvveti. Süratli intikal kuvveti. Operasyon bölgesine hızlı bir şekilde intikal ettirilebilen askeri güç (ani müdahale kuvveti). Çevik kuvvet. Acil müdahale gücü. Rdf. Hızlı intikal kuvveti.

Rapid climb : Çabuk tırmanma.

İngilizce Rapider Türkçe anlamı, Rapider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speedily : Çabuk bir şekilde. Süratli bir şekilde. Hızlı şekilde. Hızlı hızlı. Hızla. Çabucak.

Precipitous : Yüksek. Uçurum gibi. Aceleci. Acele. Atılgan. Yalçın.

Cursorily : Gelişigüzel bir şekilde. Hızlı bir şekilde. Hızla. Aceleyle.

Fasted : Sabit (renk). Rengi atmaz. Perhiz yapmak. Dayanmak. Oruç tutmak. Yapışmak. Sıkı. Süratli.

Frequent : Yaygın. Sık sık olan. Sık sık gitmek. Alışılmış. Sık geçen. Devamlı. Sık sık gitmek (bir yere). Kapısını aşındırmak. Sık görülen. Olağan.

Endwise : Ucu öne doğru. Dik olarak. Uç uca. Dikine.

Instantaneous : Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan, hızlı bir devinimi, oluşumu sırasında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. hazırlıksız olarak gerçekleştirilen çevirim. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hemen. Hemen meydana gelen. Enstantane. Ansızın. Küçük ya da sonsuz küçük bir sürede olan. Anlık. Şipşak.

Bolding : Cesur. Küstah. Cesaretli. Cüretkar. Gözüpek. Kaim. (harf) siyah. Utanmaz.

Fastmoving : İlginç. Sürükleyici. Süratli. Akıcı.

Erect : Kaldırmak. Diken diken. İkame etmek. Kalkmış. Yapmak. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Kalkık. Dimdik. Ereksiyon halinde.

 

Rapider synonyms : barranca, fleetest, infinite series, foudroyant, erelong, rapidest, before long, hastier, bolder, instantaneously, highest speed, extempore, fixed, have a light foot, pungent, suddenly, hornier, cycle, rapid, mass, craggy, high speed, fleeter, crags, bold, rugged, ejaculatory, erectus, crag, fast, battery, craggiest, accelerated.

Rapider zıt anlamlı kelimeler, Rapider kelime anlamı

Slowly : Ağır ağır. Ağır. İçin için. Giderek. Hafif hafif. Yavaşça. Aheste. Aheste beste. Yavaş yavaş. Ufak ufak.

Slow : Sıkıcı. Yavaş. Yavaşlatmak. Geç anlayan. Geç olan. Yavaşlamak. Geri. Bati. Ağır. Geri kalmış.