Rapine türkçesi Rapine nedir

Rapine ingilizcede ne demek, Rapine nerede nasıl kullanılır?

Rapines : Yağma. Çapulculuk. Yağmacılık. Soygunculuk.

Parapineal organ : Yuvarlak ağızlılar ve bazı sürüngenlerin beyninde bulunan göze benzer organ, paryetal organ; diğer omurgalılarda epifiz. Parapineal organ.

Raping : Tecavüz etmek. Irzına tecavüz etmek. Yağmalayıp yakıp yıkma. Irzına geçmek. Irza geçme. Gaspetmek. Tecavüz. Kirletmek. Kaçırmak. Zorla almak.

Draping : Kumaşla süslemek. Kıvırmak. Katlamak. Süslemek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kumaşla örtmek. Sermek. Asmak. Kaplamak. Dökümlü olmak.

Excavator for downward scraping : Alttan kazaratar.

Terrapin : Tatlı su kaplumbağası. Tatlısu kaplumbağası. Küçük su kaplumbağası. Bir çeşit su kaplumbağası. Su kaplumbağası.

Scraping tool : Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç. Kazıyıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Hydrolysable skin scrapings : Taze veya tuzlanmış deriden sıyrılan etlerin asitle hidrolizlenip yağı alındıktan sonra süzülüp nötralize edilmesiyle elde edilen, % 50 kuru maddeye ulaşıncaya kadar buharlaştırılmışsa koyulaştırılmış (et) kazıntısı hidrolizatı diye belirtilen, en az protein ve en çok tuz garantisi verilmesi gereken bir ürün. Hidrolizlenebilir deri kazıntısı.

 

Rapid : Işığa hassas (film). Ani. Tez. Çağlarca. Süratli. Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Çabuk. Sarp. Hızlı.

Excavator for upward scraping : Üstten kazaratar.

İngilizce Rapine Türkçe anlamı, Rapine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forays : Baskın. Girme. Basmak. Akın. Yağma etmek. Akın etmek. Yağmalamak. Atılım (riskli).

Looting : Çupulculuk. Çapul. Yağmalama.

Booty : Savaş kazancı. Vurgun. Ganimet. Çalınmış eşya. Fey. Voli. Savaşta düşmandan alınan mal, para, tutsak. islam kurallarına göre alınan ganimetin beşte biri devlet hazinesine, geri kalanı kılıç hakkı olarak askere bırakılırdı. Gasp.

Foraying : Atılım (riskli). Baskın. Yağma etmek. Akın etmek. Girme. Akın. Basmak. Yağmalamak.

Freeboots : Soymak. Çalmak. Talan etmek. Haydut gibi davranmak. Yağmalamak. Soygun yapmak.

Maraud : Çapulculuk amacıyla akın etmek. Çapul. Yağma etmek. Çapulculuk etmek. Yağmalamak.

Rape : Yağmalayıp yakıp yıkma. Irza tecavüz. Mahvetme. Kaçırmak. Gaspetmek. Irzına geçmek. Tecavüz. Tecavüz etmek. Kolza. Bozma.

Plundering : Soyma. Çalmak. Yağmalama. Talan etmek. Yağmalamak. Soymak.

Despoilments : Soygun.

Despoilment : Soygun.

Rapine synonyms : pillaging, despoil, forayed, plunderage, despoliations, foray, despoliation, depredation, depredations, despoiling, marauds, banditry, freebooting, rapines, marauded, despoilation, burglary, loot, plunder, banditries, despoils, despoiled, freeboot, pillage.

Rapine ingilizce tanımı, definition of Rapine

Rapine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spoliation. Pillage. To plunder. Plunder. The act of plundering. The seizing and carrying away of things by force.