Ravin türkçesi Ravin nedir

Ravin ile ilgili cümleler

English: I have a craving for fresh fruit.
Turkish: Canım taze meyve istiyor.

English: Tom has a craving for chocolate ice cream.
Turkish: Tom'un çikolatalı dondurmaya bir özlemi vardı.

English: Mary had some weird food cravings when she was pregnant.
Turkish: Meryem hamileyken tuhaf aşermeleri olmuştu biraz.

Ravin ingilizcede ne demek, Ravin nerede nasıl kullanılır?

Ravine : Koyak. Berzah. Dar ve derin vadi. Dar ve derin koyak. Yarıntı. Dağ geçidi. Hendek. Vadi. Derin ve dar yarık. Sel çukuru.

Ravines : Hendek. Dağ geçidi. Dar ve derin koyak. Koyak. Vadi. Dar ve derin vadi. Yarıntı. Derin ve dar yarık. Sel çukuru. Berzah.

Raving : Zırva. Olağanüstü. Fantastik. Kudurmuş. Saçma. Saçmalayan. Çılgınlık. Abuk sabuk söz. Gözü dönmüş. Deli saçması.

Ravings : Saçma. Çılgın. Çılgınlık. Kudurmuş. Zırva. Fantastik. Olağanüstü. Deli saçması. Abuk sabuk söz. Gözü dönmüş.

Stark raving mad : Zırdeli. Kudurmuş. Kontrolden çıkmış. Delirmiş.

Depraving : Kötülemek. Ahlakını bozmak. İfsat etmek. Ayartmak. Azdırmak. Baştan çıkarmak. Bozmak.

Cravings : Özlem. Hasret. Arzu.

Cravingly : Hasretle. Şiddetli arzu ile. Özlemle.

Engraving : Hakkak işi. Oymabaskı. Hak. Gravür. Oymacılık. Oyma resim. Oyma. Kazı. Klişe. Kalemle işleme.

 

Craving : Şiddetli arzu. İsteme. Hasret. Arzu. Kriz. İhtiras. Doymak bilmez iştah. Tul-u emel. Tutku. Özlem.

İngilizce Ravin Türkçe anlamı, Ravin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ravin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Killings : Avlama. Cinayet. Öldürme. Hayvan kesme. Ölüm.

Rain shower : Sağanak. Sağnak yağmur. Sağnak yağış.

Monsoon : Mevsim rüzgarları. Kışları da kuzeydoğudan esen rüzgar. Mevsim rüzgarı. Örneği güney asya kıyılarıyla hint anadenizi arasında görülen düzenli, ancak yönleri yaz ve kış mevsimlerinde çevrimsel olarak değişen rüzgarlar. Güney asya'da yazları güneybatıdan. Muson.

Pour : Yağdırmak. Dökmek. Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Bardaktan boşanırcasına yağmak. Akıtmak. Üşüşmek. Dökülmek (kalıba). Yığılmak. Dökülmek. Akmak.

Forays : Akın. Basmak. Akın etmek. Baskın. Yağmalamak. Yağma etmek. Atılım (riskli). Girme. Çapulculuk.

Shikar : Avlanma.

Drizzle : Serpinti. Çiseleyen yağmur. Çiseleme. Atıştırmak. Serpiştirmek. Çiselemek. Çisenti. Serpmek. Tozarmak. Ahmak ıslatan.

Precipitation : Yağış miktarı. Telaş. Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel süreçlerle belirli bileşikleri, özdekleri çöktürme olayı. Coğrafya, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çökelme. Bir çözeltide çözünmüş özdeğin katı halde ya da havadaki nemin sıvı ya da katı halde ayrılma süreci. Çökelim. Acele. Aşağı düşme. Eriyebilir antijenlerin antikorlarla çözünmez çökelti oluşturması, presipitasyon.

Preyed : Sıkmak. Yağma etmek. Avlamak. Yem. Hayvanın avı. Soymak. Yağmaya gitmek. Kurban.

 

Ravin synonyms : pitter patter, rain buckets, rain down, predacity, depredations, rapacities, stream, kills, cloudburst, spatter, despoilment, chase, huntings, kill, deluge, rainstorm, freebooting, game, preys, pickups, spit, downfall, precipitate, sprinkle, despoliations, pelt, ravenousness, booty, pelter, rain cats and dogs, despoilments, predation, fall.

Ravin zıt anlamlı kelimeler, Ravin kelime anlamı

Saltwater : Deniz. Tuzlu suda yaşayan. Deniz suyuna ait. Tuzlu suya özgü. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya ait. Tuzlu su.

Ravin ingilizce tanımı, definition of Ravin

Ravin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Raven]. Prey. Raven. Food obtained by violence. Plunder. Ravenous.