Reading glass türkçesi Reading glass nedir

Reading glass ile ilgili cümleler

English: I don't wear reading glasses.
Turkish: Okuma gözlüğünü takma.

English: Ali lost his reading glasses.
Turkish: Ali okuma gözlüklerini kaybetti.

English: Ali took his reading glasses off.
Turkish: Ali okuma gözlüğünü çıkardı.

English: I'm dependent on my reading glasses.
Turkish: Ben okuma gözlüğüme bağımlıyım.

English: I depend on my reading glasses.
Turkish: Ben okuma gözlüklüğüme bağımlıyım.

Reading glass ingilizcede ne demek, Reading glass nerede nasıl kullanılır?

Reading : Çalışma. Bilimsel düşünce. Bilgililik. Okunacak metin. Ölçüm (göstergede). Okunuş. Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma. Mana. Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. Kanaat.

Glass : Bardak. Camlamak. Cam ile donatmak. Gözlük camı. Ayna. Mercek. Cam takmak. Sırça. Cam kavanoza koymak. Kadeh.

Reading glasses : Okuma gözlükleri. Okuma gözlüğü.

Reading age : Bir çocuğun, okuma yeteneği bakımından, önceden saptanmış düzgülere göre yaşı. Okuma yaşı.

Reading aptitude : Okuma becerisini kazanmak ve geliştirmek için gerekli olan, zeka ile ilişkisi bulunduğuna inanılan içsel öğrenme yeteneği. Okuma anıklığı.

 

Reading aptitude test : Okuma anıklığı testi. Çocuğun okuma gücünü saptamaya yarayan test.

İngilizce Reading glass Türkçe anlamı, Reading glass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reading glass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burning glass : Yakma camı. Pertavsız.

Lens : Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Mercek. Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Objektif. Göz merceği.

Lensing : Mercek. Göz merceği. Far camı. Adese. Objektif. Cam. Gözlük camı.

Magnifying lens : Verdiği büyümüş sanal görüntü ile küçük cisimleri incelemeye yarayan yakın odaklı yakınsak mercek.

Handglass : El aynası.

Loupes : Saatci merceği. Pertavsız. Kuyumcu merceği.

Magnifying glass : Pertavsız.

Reading glass synonyms : graphiscope, graphoscope, closeview, enlarger, magnifier, magnifiers, glass, loupe.