Reals türkçesi Reals nedir

Reals ile ilgili cümleler

English: I prefer whole-grain cereals.
Turkish: Tam taneli tahıl tercih ediyorum.

English: Jale prefers whole-grain cereals.
Turkish: Jale tam taneli tahılı tercih ediyor.

English: Foods rich in vitamin E include dark-green, leafy vegetables, beans, nuts and whole-grain cereals.
Turkish: E vitamini bakımından zengin gıdalar koyu yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, sert kabuklu yemişler ve tam taneli hububatları içermektedir.

English: Half a million reals were stolen from this bank's ATM.
Turkish: Bu bankanın ATM'sinden yarım milyon real çalındı.

English: Ali prefers whole-grain cereals.
Turkish: Ali tam taneli tahıl tercih eder.

Reals ingilizcede ne demek, Reals nerede nasıl kullanılır?

Cereals : Hububat. Tahıllar. Mısır gevreği. Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. Kahvaltılık gevrek. Buğdaygiller. Zahire. Tahıl.

Cereals distillation concentrated solution : Bir hububat tanesi veya karışımının maya fermantasyonunda oluşan etil alkolün damıtma yoluyla alınmasından sonra ele geçen damıtma sulu kalıntısının ince fraksiyonunun, yarı katı duruma gelinceye kadar yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bir yan ürün. Hububat damıtma yoğunlaştırılmış çözünürleri.

 

Cereals mildew : Ekin yapraklarında görülen asalak mantar hastalığı. Buğday küllemesi.

Where can i find cereals : Kahvaltılık gevrek nerede bulabilirim.

Real account : Reel rakam.

Real capitals : Sermaye malları. Reel sermaye. Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar. Ayni sermaye. Fiziki sermaye.

Real capital : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekonomik anlamda kar sağlama amacına ayrılmış anamalın para dışında oluşan bölümü. tümü maldan oluşan anamal. Özdeksel anamal. Makine ve donanım biçimindeki sermaye. Fiziki sermaye.

Real basis for taxation : Gerçek usulde vergileme. Vergi usul kanunu hükümlerine göre tutulan defter kayıtları esas alınmak suretiyle, verginin, yükümlüsünün bildirimde bulunduğu kar üzerinden belirlenmiş bir oranla vergilendirilmesi.

Real action : Ayni dava.

Real axis : Gerçel eksen. Gerçek eksen. Gerçel sayı ekseni. Reel eksen.

İngilizce Reals Türkçe anlamı, Reals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corporeal : Maddesel. Gövdesel. Bedeni. Korporel. Bedensel. Tensel. Cismani.

Dyed in the wool : Hammadde halinde boyanmış. Koyu. Şaşmaz. Sabit fikirli. Rengi çıkmaz. Dokunmadan önce boyanmış. Önyargılı. Tutucu.

 

Companionable : Sıcakkanlı. Arkadaş canlısı. Candan. Yalpak. İlgili. Munis. Cana yakın. Girişken. Sokulgan.

Right : Dosdoğru. Derleyip toplamak. Tam. Düzelmek. Haklı çıkarmak. Sağ. Tam olarak. Yolunda. Doğrulmak. Sağda.

Reality : Gerçekçilik. Görgül bilgi ve kavramsal kuruluşların konulu olan olgusal durum. Gerçek olan, var olan şeylerin tümü. Somut ve nesnel olarak varoluş. Gerçeklik. Realite. Hakikat.

Cordial : Kalbe güç veren. Sıcak. Ferahlatıcı. Yürekten. Uyarıcı madde. İçten. Meyve suyu. Likör. Canlandırıcı ilaç.

Sincere : Yürekten. Sadık. Samimiyet. Hüsnüniyet. Halis. İçi dışı bir. Muhlis. Gönülden.

In effect : Aslına bakılırsa. Filhakika. Aslında. Tesir itibarıyla. Yürürlükte olan. Gerçi. Geçerli. Gerçekte. Etki itibariyle.

Bona fide : Bona fide. Hilesiz. İyi niyetli. İyi niyetle. İçten. İyi niyet.

Reals synonyms : echt, realness, existent, by my troth, extraction, honestly, indeed, authentic, candids, genuine, hylic, actualities, veritable, achievable, material, chummiest, aboriginal, seriously, in actual fact, came straight from his heart, verily, earthbound, earthliest, earnest, concrete, actually, cordials, earthy, amiable, actuals, deep dyed, corporals, basilar.

Reals zıt anlamlı kelimeler, Reals kelime anlamı

Abstract : Özetlemek. Çekmek. Soyutlama yapmak. Genel. Ayırmak. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Almak. Kafasını meşgul etmek. Çalmak.

Unreal : Hayali. Sanal. Gerçek olmayan. Sahte. Gerçek dışı. Asılsız. Gerçekdışı. Düşsel.

Unreality : Gerçek olmama. Gerçeksizlik. Gerçekdışılık. Gerçekte olmayan şey. Hakikatsizlik.

Reals antonyms : insincere, unrealistic, counterfeit.