Reasoning türkçesi Reasoning nedir
- Düşünce.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Kanıtlar.
- Düşünme.
- Tümevarım.
- Usavurma.
- Mantık.
- Muhakeme.
- Uslamlama.
- Bilinen bilgilerden mantıksal türetme kalıpları uyarınca bilgiler çıkarma ya da ussal bağlarla bilgiler arasındaki boşlukları doldurma işlemi.
- Usa vurma.
- Akıl yürütme.
- Gösteriş.
- Mantıklı düşünme.
- Nedenler.
- Mantık ilkelerine uygun biçimde düşünme ya da bu ilkelerden yararlanarak sorun çözme. düşüncenin, belirli birtakım önermeleri birbirine bağlayarak yeni bir önermeye (sonuca) erişmesi.
Reasoning ile ilgili cümleler
English: The three hyenas sat in a circle, reasoning with one another.
Turkish: Üç sırtlan birbirlerini ikna etmeye çalışarak bir daire içinde oturdu.
English: Women really are quite dangerous. The more I think about this, the more I'm able to understand the reasoning behind face covering.
Turkish: Kadınlar gerçekten oldukça tehlikeliler. Bu konuda ne kadar çok düşünürsem, o kadar çok yüz örtüsünün arkasındaki nedeni anlayabileceğim.
English: Ali didn't understand Mary's reasoning.
Turkish: Ali Meryem'in mantığını anlamadı.
English: I can try reasoning with Tom.
Turkish: Tom'u ikna etmeyi deneyebilirim.
English: If we let our reasoning power be overshadowed by our emotions, we would be barking up the wrong tree all the time.
Turkish: Muhakeme gücümüzün hislerimiz tarafından gölgelenmesine izin verirsek her zaman yanlış ağaca havluyor oluruz.
Reasoning ingilizcede ne demek, Reasoning nerede nasıl kullanılır?
Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.
Deductive reasoning : Tümdengelimli muhakeme. Tümdengelimli usa vurma. Tümdengelimli usavurma. Tümdengelimli akıl yürütme. Gerçeklerin düzenli olarak analiz edilmesiyle sonuca varan mantıklı düşünme.
Eclectic reasoning : Seçmeci usavurma. Birbirlerine karşıt iki ya da daha çok yöntem, öğreti ya da kuram ile ilgili düşünce ya da görüşlerden seçilen öğelere dayanan usavurma.
Inductive reasoning : Tümevarımsal akıl yürütme. Tümevarımlı usa vurma. Tümevarımlı usavurma.
Scientific reasoning : Bilimsel usavurma. Olgular ve olaylar arasında tümevarım ya da tümdengelim yoluyla ilişkiler bulmaya, kanıtları yoklamaya ve değerlendirmeye, böylece bir sonuç çıkarmaya yarayan zihin işlemi. olgusal bilgileri ve ilişkileri, uygulamaya geçmek amacıyla inceleme. varsayımlardan birtakım sonuçlar elde etme işi.
Reason with : İkna etmek. İnandırmaya çalışmak. İkna etmeye çalışmak (mantık yoluyla).
Treasonist : Hain.
Outreasoning : Mantıklı düşünmede üstün olmak. Atlatmak. Tartışmada üstün çıkmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak.
Reason out : Etraflıca düşünmek. Çözümlemek. Akıl süzgecinden geçirmek. Düşünüp taşınarak bulmak. Düşünüp taşınmak.
Reason what : Ne olduğunu bulmak.
İngilizce Reasoning Türkçe anlamı, Reasoning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reasoning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appearance : Görünüş. Göze görünme. Dış görünüş. Ortaya çıkma. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Olay. Kılık. Görünme. Belirme. Kılık kıyafet.
Contemplativeness : Derin düşüncelilik. Düşünceye dalmış olma durumu. Ciddi dalgınlık. Dalgınlık.
Cerebrations : Serebrasyon. Beyin faaliyeti.
Exterior : Dış kaynaklı. Dış. Dışyüz. Dışsal. Dışarıda olan. Görünüş. Dış ülkelerle olan. Harici. Dış görünüş. Dışardan gelen.
Communions : Arkadaşlık. Duygu ortaklığı. Birlik. Paylaşma. Aynı düşüncede olma. Katılma. Komünyon. Görüş birliği. Cemaat.
Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.
Induction : Resmen göreve başlatma. Başlatma. Atama. Göreve başlatma. Tetikleme. Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına yardımcı olma. elektrikle yüklü bir cismin diğer bir cisme teması sonucu o cisimde de elektrik akımı oluşturması, elektrikleme, indükleme. Göreve getirme. Escherichia coli hücrelerinde, substrat varlığında o substrata özgü enzimin ortaya çıkması. örnek: ortamda laktozun varlığında birkaç dakikada 5000 molekül beta galaktozidaz enziminin meydana gelmesi. Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum. Askere alma.
Causes : Neden olmak. Sebep olmak. Meydan vermek. Doğurmak. Esbap. Yol açar. Yol açmak. Sebepler.
Rationales : Sebebler izahı. Temel. Rasyonel. Mantıklı açıklama. Gerekçe. Faka bastırmak. Sebepler izahı.
Judgements : Değerlendirme. Tebligat. Yargılama. Sağduyu. Netice. Hüküm. Kanı. Yargı. Yargı gücü.
Reasoning synonyms : logical argument, line of reasoning, synthetic thinking, reasoning backward, logical thinking, thought process, judgement, line, conceit, discernment, designating, judgments, demonstrating, attitudes, abulia, synthesis, figuring, thinking, rationalities, abnormal child, abstract thought, accustoming, ratiocinates, academy of economic and commercial sciences, syllogism, argument, apprehensions, academic preparation, considerations, mentation, logic, thought, cogitations.
Reasoning zıt anlamlı kelimeler, Reasoning kelime anlamı
Synthesis : Basit yapılı moleküllerden karmaşık yapılı maddelerin elde edilmesi. Ayrı ayrı düşünce ve duyum öğelerinin birleşip bir bütün oluşturması. türlü bulgu ve görüşlerin, genel bir düşünceye varmak amacıyla, karşılaştırılıp değerlendirilmesinden sonra birleştirilmesi işlemi. sözcük bölüklerinin bir araya getirilerek okunması. Bileşim. Bileştirim. İstenen bir kimyasal özdeğe, daha olağan ayıraçlardan başlayarak birkaç kimyasal adım sonunda erişme işlemi. Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi. Bir birleşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki birleşiklerden elde etmeye yarayan tepkileşim ya da tepkileşimler dizisi. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birden çok öğenin bağımsızlığını yitirerek yeni bir bileşim oluşturan birliği ya da birden çok öğeyi bireştirme işlemi. Bir bileşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki bileşiklerden elde etmeye yarayan tepkime ya da tepkimeler dizisi.
Irrational : Mantıksız. Akıldışı. Nedensiz. Akılsız. Deli. Saçma. Oransız. İrrasyonel sayı. Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey.
Reasoning ingilizce tanımı, definition of Reasoning
Reasoning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of adducing a reason or reasons. Manner of presenting one`s reasons.

Bu kısımda Reasoning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reasoning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reasoning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reasoning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.