Recmetmek nedir, Recmetmek ne demek

Recmetmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Taşa tutmak, taşa tutarak öldürmek

Recmetmek hakkında bilgiler

Recm, zina fiilini işleyen evli erkek veya kadınlara uygulanan şeriat cezası. Recm ile ilgili tartışmalar mezhepler ve tarikatlar arası ayrılığa da neden olmuştur. Recm kelimesinin Kur'an'da taşlamakla eşanlamlı olarak değil, daha çok hor görmek, yalnız bırakmak gibi bir anlamda kullanıldığı tefsirlerde okunur. Ancak İslam hukuku'nda recm, taşlama fiilinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Recm kelimesi, bu yüzden, hemen hemen tüm dillerde, taşlama kelimesinin karşılığı olarak kullanılmasının yanında, Osmanlıca'ya da hukuk terimi olarak "zina yapan kadın veya erkeğin taşlanarak öldürülmesi" anlamında geçmiştir.

Recmetmek anlamı, kısaca tanımı:

Tutmak : Yaklaştırmak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Alacağa veya vereceğe saymak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Sunmak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Kullanmak. Elde bulundurmak, ele almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Beklenen sonucu vermek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. İzlemek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Ulaşmak, varmak. Sarmak, bürümek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Bir kimsenin yerini almak. Bir şey düşünmek. Uğramak. Ele geçirmek, yakalamak. Bağlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Başlamak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Avlamak. İş görebilmek. Biriktirmek, tasarruf etmek. Kaplamak. Varsaymak, farz etmek. Sürmek, zaman almak. Kapatmak, sarmak. Hizmetine almak veya kiralamak. Hedef olarak almak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. İşgal etmek. Benimsemek, beğenmek.

 

Tutarak : Sara.

Öldürmek : Çok üzmek. Aşırı yormak. Bir canlının hayatına son vermek. Ölmesine yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Boşuna geçmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Evli : Evlenmiş olan (kadın veya erkek). Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer). Evi olan.

Erkek : İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi. Sperma oluşturan organizma. Sözüne güvenilir, mert.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan.

Taşa : Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

Diğer dillerde Recmetmek anlamı nedir?

İngilizce'de Recmetmek ne demek? : to stone sb to death