Bods türkçesi Bods nedir

Bods ingilizcede ne demek, Bods nerede nasıl kullanılır?

Odd bod : (argo) garip veya alışılmamış olan kimse. Tuhaf kimse.

Bod : Şahıs. Board of directors (yönetim kurulu). Yöneticiler grubu. Kişi. Herif. Baş meclis. Adam.

Bode : Belirtisi olmak. Alamet olmak. -e işaret etmek. İşareti olmak. İowa eyaletinde şehir. Beklemek. -e delalet etmek. Kötüye işaret olmak. İşaret etmek.

Bode diagram : Boda çizim. Bode çiziti. Bode çizeneği.

Bode ill : Kötüye işaret olmak. Kötü olmak. Uğursuzluğa delalet etmek. Hayra alamet olmamak.

Bodeful : İşaret olma. Delalet olma. Belirti olma. Emare olma.

Bodegas : İspanyolca konuşulan ülkelerde şarap dükkanı. Küçük bakkal. Şarap mahzeni. Şarap bodrumu. Küçük gıda dükkanı. Şarap dükkanı. Şarküteri. Özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan.

Bodes : İşareti olmak. Alamet olmak.

Bode well : İyiye işaret etmek. Hayra alamet olmak. İyiye işaret olmak. İyi olmak.

Boded : Kötüye işaret olmak. İşareti olmak. Alamet olmak. -e işaret etmek. -e delalet etmek. Beklemek. İowa eyaletinde şehir. İşaret etmek. Belirtisi olmak.

İngilizce Bods Türkçe anlamı, Bods eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Manliest : Mert. Mertlik. Erkeksi. Erkekçe. Yiğit. Adamsı. Erkeğe yakışan. Erkeğe yakışır şekilde. Erkek gibi.

Militia : Yedek asker. Milis kuvvetleri. Milis.

Form : Şekillenmek. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Şekillendirmek. Biçimlendirmek. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parmak ekzostozları. Bilgi belgesi. Biçim almak. Düzenlemek.

Blokes : Arkadaş. Herifçioğlu (argo terim).

Lymphatic system : Lenf sistemi. Lenf jüyesi. Omurgalılarda vücuda yayılmış, kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince kılcal ağ. Lenfatik sistem.

Self : Bencillik. Bizzat. Şahsiyet. Özbenlik. Ben kavramı. Aynı. Öz. Kişilik. Kendisi.

Arm : Silah. Silahlanmak. Zırh giydirmek. Askerlik. Koltuk kolu. Savaşa hazırlamak. İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Silahlamak. Pazı.

Masculine : Eril sözcük. Erkeksi. Erkeklere özgü. Erkeksilik. Erkeğe özgü. Eril. Erkek gibi. Eril cins.

 

Opposition : Engelleme bildirisi. İtiraz. Rekabet. Muhalefet. Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma. Karşı çıkma. Zıtlık. Karşı koyma. Adı ve çeşidi belirtilen bir belgite ilişkin bölüntülü ödemeleri ve kaybolan bir belgitin alış veriş işlemini engellemek ve bunlar üzerindeki hakların korunulmasını sağlamak amacıyla gerekli yerlere yapılan bildiri. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri.

Buckaroo : Yoldaş. Herif (argo terim). Kovboy. Dolar (argo terim). Papel.

Bods synonyms : ulema, life form, physical body, live body, bodily cavity, natural object, systema alimentarium, systema lymphaticum, body substance, college of cardinals, sacred college, gastrointestinal system, systema nervosum, musculoskeletal system, human body, material body, venire, pressure point, sensory system, selfing, administration, organisation, corporality, church, cookie, representation, courageous, character, cusses, public, man, bird, crotch.

Bods zıt anlamlı kelimeler, Bods kelime anlamı

Artifact : Yapay olgu. Yapay doku. Yapaylık. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapı. İnsan eliyle yapılmış şey. İnsan eliyle yapılan şey. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Eser.