Recognized türkçesi Recognized nedir

Recognized ile ilgili cümleler

English: Ali barely recognized Mary.
Turkish: Ali Mary'yi zar zor tanıdı.

English: Ali recognized her handwriting.
Turkish: Ali onun el yazısını tanıdı.

English: A prophet is not recognized in his own land.
Turkish: Bir peygamber kendi toprağında tanınmaz.

English: Ali instantly recognized Mary's voice.
Turkish: Ali Mary'nin sesini hemen tanıdı.

English: Ali and Mary recognized each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini tanıdılar.

Recognized ingilizcede ne demek, Recognized nerede nasıl kullanılır?

Recognized agent : Yetkili temsilci.

Generally recognized as safe : Genellikle emniyetli kabul edilen. Bir kimsenin sağlığı için tehlikeli olmayan (amerikan gıda ve ilaç kurumu tarafından tehlikesiz kabul edilen gıda katkı maddelerine tahsis edilen etiket). Genel olarak güvenilir olduğu kabul edilen. Genellikle güvenilir olarak kabul edilen. Zararsız. Genellikle güvenilir kabul edilen. Gras.

Was officially recognized : Resmi olarak kabul edildi. Resmi olarak tanındı.

 

Unrecognized : Kabul edilmemiş. Tanınmıyor. Tanınmamış. Onaylanmamış. Tanınmayan. Kabul görmeyen. Bilinmeyen. Kıymeti bilinmeyen. Tanınamıyor.

Recognize : Ayırt etmek. Takdir etmek. Onaylamak. Haklı bulmak. Söz hakkı tanımak. Tanımak. İtiraf etmek. Kabul etmek. Farkında olmak. Söz hakkı vermek.

Recognizability : Tanınırlık. Tanınabilirlik.

Be recognizant of : Tanımak. Onaylamak.

Recognizant : Tanıyan. Onaylayan. Bilen.

Recognizance : Taahhütname. Yazılı taahhüt. Kefalet. Tanıma. Teminat.

Recognizable : Tanınabilen. Farkedilebilen. Farkedilebilir. Tanınabilir. Tanınmış. Ayırt edilebilir. Tanınır.

İngilizce Recognized Türkçe anlamı, Recognized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recognized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awakes : Gözünü açmak. Uykudan kalkmak. Kışkırtmak. Gözü açılmak. Farkında. Uyanmak. Canlanmak. Uyanık. Harekete geçirmek.

Give credit to : Prim vermek. Övmek. Saygı göstermek. Methetmek.

Acquaint oneself with : Bilgi edinmek. Öğrenmek. Haberdar olmak. Tanıma. Aşinalık peyda etmek. Muttali olmak.

In force : Büyük kuvvetlerle. Yürürlükte bulunan. Cari. Tüm gücüyle. Yürürlükte. Geçer. Bütün gücüyle. Yürürlükte olan (geçerli).

Agreed upon : Anlaşılan. Üzerinde anlaşmaya varılmış. Onaylanmış. Kabul edilen.

Approbating : Uygun bulmak. Tensip etmek. Resmi olarak kabul etmek. Tasvip etmek.

Ratified : Tasdik edilmiş. Tasdik etmek. Onaylanmış. Tasdikli. Onamak.

Honourable : Saygıdeğer. İtibarlı. Şerefli. Yüce. Onurlu. Muhterem. Sayın. Namuslu.

Approbate : Resmi olarak kabul etmek. Tensip etmek. Uygun bulmak. Resmen tasvip etmek. Tasvip etmek.

 

Admires : Hayran kalmak. Hayran olmak. Hayran hayran bakmak. Beğenmek. Çok beğenmek. Hayranlık duymak. Hayranlık beslemek. Gıpta etmek.

Recognized synonyms : admissible, acquiescing, commend, recognizing, cognizes, applauding, hackneyed, acquiescence, become aware, famed, givens, credible, acceded, attested, celebrated, discover, confirmed, cognise, contradistinguish, conventional, discriminated, approved, accepted, seigniorial, behold, august, famously, trite, acquiesces, choose, affirming, esteeming, honorable.

Recognized zıt anlamlı kelimeler, Recognized kelime anlamı

Unacknowledged : Kaynağı belirtilmemiş. Cevaplanmamış. Kabul edilmemiş. Cevap verilmemiş. Onaylanmamış.

Unestablished : Oluşturulmamış. Kurulmamış. Yerleştirilmemiş.