Recombination frequency türkçesi Recombination frequency nedir

  • Rekombinasyon frekansı.
  • İki gen çifti arasındaki rekombinant tiplerin, tüm kombinasyonlar toplamına oranı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Recombination frequency ingilizcede ne demek, Recombination frequency nerede nasıl kullanılır?

Recombination : Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birleştirme. Gen oluşumu. Yokoluşum. Çapraz gen oluşturma. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin kırılma ve yeniden birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay. Negatif yüklü bir parçacıkla pozitif yüklü bir parçacığın, kütleleri değişmeksizin yüklerinin nötrleştiği etkileşim. Rekombinasyon. Yeniden yapılandırma. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin bölünme ve tekrar birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay.

Frequency : Saniyedeki titreşim sayısı. tekrenk ışık için titreşim sayısı = c/x (c = ışığın saniyedeki hızı, x = ışığın dalga boyu). Frekans. Bağıl bolluk. Sıksayı. Bir dalga deviniminin zaman birimindeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı; (genellikle bu zaman birimi saniye olarak alındığından) saniyedeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı. (bu çevrim, salınım ya da titreşimler, dönem adı verilen eşit zaman aralıklarıyla yinelenme özelliği taşırlar. saniyedeki dönem sayısı, yinelenimdir. yinelenimin sı birimi hertz'dir). bir dalga deviniminde, bu dalganın yayılma hızının, dalganın uzunluğuna bölünmesine eşit sayı. ses dalgasında, bu dalgayı oluşturan titreşimlerin saniyedeki sayısı. Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/550, yıldız tayfında metal çizgilerinin bolluk oranı 25/180 dir. bir bölgede 120 yıldızın parlaklığı ölçülmüş, 8 ve 9. uncu kadirler arasında 35 yıl sayılmışsa, bu aralık için yıldız bolluğu 35, bolluk oranı 35/120 dir. ay bk. salt bolluk. Sıklık. Devir sıklığı. devir süresinin tersi. Sık sık oluş. Tekerrür.

 

Recombination coefficient : Yeniden birleşim katsayısı.

Recombination spectrum : Yeniden birleşim izgesi. Bir uçunda oluşan üçerlerin yeniden birleşimi ile açığa çıkan enkenin yayınlandığı izge. Yeniden birleşim spektrumu.

Recombinational dna repair : Rekombinasyonal dna onarımı. Çift dna zinciri kopmaları, çift zincir çapraz bağlanmaları veya replikasyon sırasında tek zincirde oluşan hasarlar gibi belirli hasar tiplerinin onarımında direkt olarak uygulanan rekombinasyona ait bir olay.

Absolute frequency : Mutlak sıklık. Mutlak frekans. Tekerrür sayısı. Bir ülkenin aynı kaynak miktarını kullanarak bir maldan diğer ülkeye göre daha fazla miktarda üretim yapabilmesi. Maksimum frekans. Yineleme sayısı. Salt sıklık. Salt frekans. Üretimini düşük maliyetle gerçekleştirebilmesi.

İngilizce Recombination frequency Türkçe anlamı, Recombination frequency eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Recombination frequency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Recombination frequency synonyms : aardvark, abacus bodies, a cells, abiotic environment, a site, a chromosome.