Reconcilement türkçesi Reconcilement nedir

Reconcilement ingilizcede ne demek, Reconcilement nerede nasıl kullanılır?

Reconcilements : Uzlaşma.

Reconcile oneself to : Alışmak. Isınmak. Razı olmak.

Reconcile to : Razı etmek. Kabul ettirmek.

Reconcile with : Uzlaşmak. Yeniden barışmak.

Reconcile : Ahenkleştirmek. Kiliseyi yeniden temizlemek. Razı etmek. Aralarını bulmak. Uzlaştırmak. Barıştırmak. Uzlaşmak. Bağdaştırmak. Uydurmak. Arabuluculuk etmek.

Microsoft office binder reconciler : Microsoft office cilt uzlaştırıcısı.

Binder reconciler : Cilt uzlaştırıcısı.

Reconciles : Arabuluculuk etmek. Razı etmek. Barıştırmak. Ara bulmak. Uzlaşmak. Ahenkleştirmek. Uydurmak. Uzlaştırmak. Bağdaştırmak. Aralarını bulmak.

Reconciler : Barış getiren. Arabulucu. Sulh getiren. Uzlaştırıcı.

Official reconciler : Resmi arabulucu. Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı gidermeye çalışmak amacıyla iş mahkemesi tarafından atanan ve yetkisi, saptanan uyuşmazlık konularını gidermekle sınırlı olan görevli.

İngilizce Reconcilement Türkçe anlamı, Reconcilement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reconcilement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Arrangement : Anlaşma. Düzenleyim. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Sıralama. Sıra. Ayarlama. Düzen. Düzenlenmiş şey. Sözleşme.

Bargains : Pazarlık etmek. Uyuşmak. Anlaşma. Anlaşmak. Kelepir. Değiş tokuş etmek. Teklif (pol.). Pazarlık. Karşılık (pol.).

Accordance : Anlaşma. Uygun olma. Bağdaşım. Uyumluluk. Ahenk. Mutabakat. Verme. Uyum. Uygunluk.

Agreement : Razı olma. İtilaf. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Akit. Mukavele. Uygunluk. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Aynı fikirde olma. Uyuşma.

Convention : Uylaşım. Kongre. Toplu karar. Töre. Adet. İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Toplantı. Toplama. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Giving and taking : Karşılıklı fedakarlık. Fikir alışverişi. Al gülüm ver gülüm.

Conciliations : Uzlaştırma. Ödeme. Yatıştırma. Gönül alma. Barıştırma. Sakinleştirme. Arabuluculuk. Gönlünü alma.

Assent : Onay. Tasvip etmek. Anlaşmak. Anlaşma. Onaylamak. Anlaşmaya varmak. Rıza. Uzlaşmak. Razı olmak.

Agreements : Sözleşme. Antlaşma. Razı olma. Aynı fikirde olma. İttifak. Anlaşma. Kabul etme. Mukavele. Uyuşma. Kontrat.

Conciliation : Ödeme. Toplu iş uyuşmazlıklarında, uzlaştırma kurulu aracılığıyla işçi ve işveren arasında anlaşmaya varılmasını sağlama. Arabuluculuk. Yatıştırma. Barıştırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gönlünü alma. Gönül alma. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi arnacıyla yapılan yasal çalışmaların tümü.

 

Reconcilement synonyms : bargain, compromise, come to an arrangement, arbitrement, accommodation, give and take.

Reconcilement ingilizce tanımı, definition of Reconcilement

Reconcilement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reconciliation.