Reconciliations türkçesi Reconciliations nedir

Reconciliations ingilizcede ne demek, Reconciliations nerede nasıl kullanılır?

Reconciliation of accounts : Hesapların uyuşması. Hesapların uygunluğu. Hesapların mutabakatı.

Reconciliation statement : Mutabakat cetveli. Mutabakat mektubu.

Eu reconciliation committee : Ab uzlaştırma komitesi.

Reconciliation : Uzlaştırma. Arabulma. Barışıklık. Uzlaşma. Barış. Barıştırma. Bozulan ilişkinin düzeltilmesi. Barışma. Uygunluk sağlama.

Reconciliating : Uzlaştırmak. Aralarını bulmak.

Reconciliated : Aralarını bulmak. Uzlaştırmak.

Reconciliatory : Uzlaşmacı.

Reconciliate : Aralarını bulmak. Uzlaştırmak.

İngilizce Reconciliations Türkçe anlamı, Reconciliations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reconciliations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compatibility : Renkli ve siyah-beyaz televizyon imlerinin birbirine dönüştürülebilme niteliği. renkli ya da siyah-beyaz televizyon almacının, kendine ilişkin olmayan televizyon imini siyah-beyaz olarak verebilme niteliği; yani, siyah-beyaz almacın, renkli yayını siyah-beyaz olarak, renkli almacın da siyah-beyaz yayını siyah-beyaz olarak aktarabilmesi. Uyumluluk. Bağdaşım. Uyarlık. Uygunluk. Bir bilgisayar dizgesinde geliştirilmiş yazılım ürünlerinin başka bir bilgisayar dizgesinde değiştirilmeden kullanılabilmesi durumunda iki dizge arasındaki kullanım bakımından geçiş kolaylığı. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kabili telif. Bağdaşabilirlik.

 

Come to an arrangement : Uzlaşmak. Uyuşmak. Anlaşmaya varmak. Bir anlaşmaya varmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma.

Balancing : Simetriklik. Doğruluk. Yazılık, çizelge ve sayışımlar arasında uygunluk sağlama. belirli bir süre sonunda sağlanan karı ve yitireceyi saptamak üzere kuruluşça tutulan sayışrmların borçlu ve alacaklı dalları üzerinde sonuç olarak bir denge sağlama. Simetri. Simetrik olma durumu. Kimyasal tepkimelerde, ürün ve tepkenler arasındaki nicel bağıntıyı kurabilmek için yapılan işlem. Mutabakat. Uyarlık. Dengeleyici. Denkleştirici.

Rapprochement : Yeniden dost olma. (iki düşman ülke arasında) uzlaşma. Yakınlaşma. İşbirliği sürecinin başlangıç aşamasında bireyler ya da toplumsal kümeler arasında fiziksel yönden, ilgiler, bilgiler vb... yönlerden oluşan yakınlık.

Settlement : Bağlanan gelir. Yerleşim yeri. Ödeşme. Halletme. Tecimsel bir kuruluşun gücünü yitirmesi, kapanması gibi nedenlerle sayışımların kesilmesi, elde bulunan para ve mallarla alacaklıların payları arasında bir oranlama yapılmak yoluyla tecimsel ortaklıkta yapılan sıralı arıtma. Yeni küçük yerleşim alanı. Koloni. Nafaka bağlama. Bir topluluğun çalışma ve yaşama eylemleriyle sınırlanmış yersel alanı.

 

Eclecticism : Eklektizm. Seçmecilik. Seçip toplamak eğilimi. Aktarmacılık. Birbirlerine karşıt olan türlü öğretilerden seçilen düşüncelerden yararlanarak tek ve uyumlu bir inanç ya da düşünme dizgesi oluşturmaya çalışan felsefe görüşü. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Değişik ve çoğu kez birbirinin tam karşıtı olan felsefe dizgelerinin, görüş açılarının, kuramsal öncüllerin vb. bağdaşmaz yanlarını görmezlikten gelerek, bağdaşabilir yanlarını düzenli bir bütün oluşturmadan bir araya getirme tutumu.

Mediation : Dolayımlama. Aracılık. Dolayım. Aracılık etme. Arabuluculuk. Tavassut.

Conciliations : Gönül alma. Ödeme. Sakinleştirme. Arabuluculuk. Gönlünü alma. Yatıştırma.

Grith : Anlaşma. Güvenlik.

Accordance : Uyum. Verme. Bağdaşım. Uyumluluk. Uygunluk. Uygun olma. Ahenk. Mutabakat. Anlaşma.

Reconciliations synonyms : peaces, leveling, agreements, rapprochements, arrangement, cooperation, compromise, peace time, give and take, equalization, concords, reconciliation, peacemaking, peacetime, conciliation, equalisation, concord, accommodation, giving and taking, arbitrement, convention, bargain, pacification, compatibilities, bargains, settlements, harmonisation, mediating, accord the interests, agreement, peace, assent.

Reconciliations zıt anlamlı kelimeler, Reconciliations kelime anlamı

Competition : Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Sınama. Rekabet. Atletizmin kapsamına giren tüm spor dallarında birinciliği elde etmek için yapılan yarışma. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Konkur. Yarış. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Çekişme.