Balancing türkçesi Balancing nedir
- Dengeleme.
- Dengeleyici.
- Düzgünlük.
- Doğruluk.
- Uyarlık.
- Kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Simetri.
- Denkleştirme.
- Simetrik olma durumu.
- Denkleştirici.
- Yazılık, çizelge ve sayışımlar arasında uygunluk sağlama. belirli bir süre sonunda sağlanan karı ve yitireceyi saptamak üzere kuruluşça tutulan sayışrmların borçlu ve alacaklı dalları üzerinde sonuç olarak bir denge sağlama.
- Kimyasal tepkimelerde, ürün ve tepkenler arasındaki nicel bağıntıyı kurabilmek için yapılan işlem.
- Denge.
- Doruluk.
- Mutabakat.
- Simetriklik.
Balancing ile ilgili cümleler
English: Ali is balancing on a tightrope.
Turkish: Ali gergin bir ip üzerinde dengesini sağlamaktadır.
Balancing ingilizcede ne demek, Balancing nerede nasıl kullanılır?
Balancing antenna : Dengelemeli anten.
Balancing apparatus : Hız alarak sallanma olanağı sağlıyan halka, halat, trapez gibi asılma araçları. Sallanma araçları.
Balancing battery : Tampon batarya.
Balancing circuit : Dengeleme devresi.
Balancing columns : Sütunları dengeleme.
Balancing machine : Balans ayar makinesi. Dengeleme makinesi. Dengeleme makinası. Balans ayar makinası.
Balancing wheel : Avara kasnak. Kasnak.
Balancing reservoir : Düzenleme haznesi. Dengeleme kabı.
Column balancing : Sütun dengeleme.
Balancing cylinder : Dengeleme silindiri.
İngilizce Balancing Türkçe anlamı, Balancing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Balancing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Equilibrations : Denge kurma. Ekilibrasyon.
Astipulation : Anlaşma.
Stabilizer : Denge kolu. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Stabilizör. Bir işlergenin olağan işleyişinden, ayrılmalarını kendiliğinden düzeltmeye yarayan düzenek. Stabilizator. Sabitleyici. Düzelteç. Durultucu. Pekiştirici. Stabilizatör.
Consonance : Senkron olma. Uyuşma. Uygunluk. Ahenk. Uyum. Ses uyumu. Sonünsüz benzerliği.
Proportion : Nicelik. Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm. Tenasüp. Ayarlamak. Bir toplulukta özel bir durumun toplum sayısına bölünmesiyle hesaplanan epidemiyolojik olaylardaki bir matematiksel ölçüm. Orantılamak. Oranlamak. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki niceliğin bölümü. Orantı kurmak.
Smoothness : Kayganlık. Yüzey düzgünlüğü. Yumuşaklık. Pürüzsüzlük. Akıcılık. Düzlük. Tatlılık.
Stabilizers : İstikrarlandıncılar. Stabilizatör. Dengeleyiciler. Gemilerin yan yatmasını engelleyen düzenekler.
Authenticities : Doğruluğunu ispat etme. Gerçeklik. Güvenilirlik. Özgünlük. Otantiklik. Orijinallik. Aslına uygunluk. Sahicilik.
Sleekness : Aşırılık. Parlaklık.
Proportions : Uyum. Miktar. Nicelik. Boyutlar. Nispet. Pay. Orantı. Oran.
Balancing synonyms : reconciliation, compensanting element, flatness, consonances, silkiness, equating, equalizer, equability, balanced, accuracies, easiness, actualness, authenticity, stabilisation, equation, symmetries, neatness, compensator, candidnesses, compensative, equilibrating, concurrence, consensuses, consensus, normality, compensating, counterpoises, correctness, stabiliser, regularities, accommodating, equalizing, candor.
Balancing zıt anlamlı kelimeler, Balancing kelime anlamı
Unbalanced : Akli dengesi bozuk. Muvazenesiz. Kaçık. Dengesiz (kimse). Deli. Aklen dengesiz. Dengelenmemiş. Çılgın. Üşütük. Dengesiz.

Bu kısımda Balancing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Balancing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Balancing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Balancing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.