Recording of evidence türkçesi Recording of evidence nedir
- Delil tespiti.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Kanıtların saptanması.
- Delillerin belirlenmesi.
- Kanıtların tespiti.
Recording of evidence ingilizcede ne demek, Recording of evidence nerede nasıl kullanılır?
Recording : Zabıt. Yazım. Kayıt. Yazıcı. Kaydetme. Ses kaydı. Kayıt (kaset veya plak vb'ne ait). Bant. Kaydeden. Kayda geçme.
Of : -dan. In. Den. -den. Nin. -den övünerek bahsetmek. -li. Li. Hakkında. Yüzünden.
Evidence : Şahitlik. Göstermek. Belirti. Tanıt. Tanıklık. İspatlamak. Kanıt. Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. yargı yerinde bir savı gerçekleştirmek için baş vurulan belgeler. Delil. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Recording of commentary : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açıklamanın ses yolu üzerine saptanması. Açıklama seslendirmesi.
A scrap of evidence : Çok ufak bir delil.
Destruction of evidence : İşlenmiş olan bir suçun delilinin yok edilmesi. Delil tahribi. Kanıtın yok edilmesi.
The weight of evidence : Önemli delil. Kanıtların ağırlığı.
Fabrication of evidence : Mahkemede kullanılması için yalancı şahitlik veya sahte belgeler yaratılması. Delil uydurma.
Estimation of evidence : Kanıtların değerlemesi. Delillerin takdiri. Kanıtların takdiri.
Law of evidence : Kanıt hukuku. Usul hukuku. Delil kanunu. Delillerin toplanabileceği veya kullanılabileceği yöntemi belirleyen düzenlemeler.
İngilizce Recording of evidence Türkçe anlamı, Recording of evidence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Recording of evidence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Act of witness : Tanıklık.
Abstainer : İçki içmeyen biri. Sakınan kişi. Müstenkif. Çekimser kalan biri. Çekimser. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen kimse.
Administration of justice : Yargı. Adalet yönetimi. Kaza uygulamaları. Yargı idaresi. Adliye.
American law of corporation : Dernekler tüzesi.
Accused : Müttehem. Zanlı. Suçlu. Maznun. Sanık. Suçlanan. İtham edilen.
Abduction : Uğrulama. (kas) dışarı çekme. Zorla kaçırma. Kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Adam kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Abdüksiyon. Adam kaldırma. Kız kaçırma.
Abetment : Yardımda bulunma. Suça teşvik. Suç ortaklığı. (suça) yardımda bolunmak. Suça katılma. Kışkırtma. Cesaretlendirme. Yardakçılık etme. Tahrik ve teşvik.
Abstention : Kaçınma. Çekimserlik. Çekimser kalma. İmtina. Çekinme. Sakınma. Uzak durma. Çekimser oy. Vazgeçmek.
A wide saloon : Duyuru tahtası.
Administrative districts : Kaza. İdari bölge. İdari bölüm. İlçe.
Recording of evidence synonyms : aggravating circumstances, acts contra bonos mores, annulment, absente, allegation, administer an oath.

Bu kısımda Recording of evidence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Recording of evidence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Recording of evidence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Recording of evidence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.