Refuges türkçesi Refuges nedir

Refuges ingilizcede ne demek, Refuges nerede nasıl kullanılır?

Take refuge in : İltica etmek. Kapağı atmak. -e sığınmak. Sığınmak.

Central refuge : Orta refüj.

Found refuge : Barınak buldu. Saklandı. Sığındı.

Port of refuge : Sığınılacak liman. Sığınak limanı. Barınakca. Sığınma limanı. Fırtına ve benzeri zorunlu nedenlerle gemilerin sığınabilecekleri yer. Barınma limanı.

Street refuge : Ortakaldırım. Rofüj. Sokaklarda ve özellikle anayollarda, yayaları taşıt dolaşımının çekincelerinden korumak için yol ortasına yapılmış, yol düzeyinden yüksekte yer alan durma ve geçme yeri. Röfüj.

Education of refugees : Baskı altında ülke değiştirenlerin, sığındıkları yeni ülkeye uymalarını sağlamak için yapılan eğitim. Sığınanlar eğitimi.

Refuged : Kalacak yer bulmak. Refüj. Kalmak. Sığınmak. İltica. Korunak. Sığınak. Güvenlik adası. Sığınacak yer. Barınak.

Take refuge : Sığınmak. Başka bir ülkeye sığınmak.

Taking refuge : Sığınma.

Refuge : Barınak. Kalmak. Sığınmak. Kalacak yer. Refüj. İltica. Korunak. Güvenlik adası. Sığınacak yer. Orta kaldırım.

İngilizce Refuges Türkçe anlamı, Refuges eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Refuges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Citadel : Hisar. Eski çağlarda, insanların ve askerlerin, içine kapanıp yağıya karşı direnmeleri için kurulan yüksek ve kalın duvarlı, kuleli, burçlu ve mazgallı büyük yapı. İç kale. Kale.

Traffic island : Röfuj. Orta kaldırım. Emniyet adası. Rofüj.

Lodging : Konaklayış. Pansiyon. Konut. Kiralık ev. İskan. Geçici olarak oturulan yer. Konut olarak kullanılan oda. Kiralık oda. Kalacak yer (geceyi geçirmek için).

Accommodation : Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Yatacak yer. Bağdaştırma. Uyma. Rahatlık. Düzen. Yerleşme. Kolaylık. Konaklama.

Abide : Sadik kalmak. Tab getirmek. Dözmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Gözlemek. Sakin olmak. Sadık kalmak. Çıdamak. Çekmek.

Covering : Kapama. Perde. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kaplama. Kabuk. Örtme. Örtü. Kat.

Have recourse to : Müracaat etmek. Başvurmak. Yardım dilemek. Çare ummak.

Regret : Aramak. Üzülmek. Kederlenmek. Özlemini çekmek. Hayıflanmak. -e üzülmek. Esef etmek. Üzüntü. Eseflenmek. Pişmanlık.

Storage vault : Filmin yanıcı, çabuk bozulma özelliği göz önüne alınarak, çeşitli güvenlik önlemleri uygulanan, film saklamaya yarayan özel yapı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Reject : Bir tarafa atmak. Atmak. Kabul etmemek. Reddetmek. İstememek. Bir kenara atılan yararsız şey. Iskarta. Kusmak. Çıkarmak.

 

Refuges synonyms : bombshelter, be, film vault, abideth, harbourage, vault, abides, devolve, havening, pooh pooh, bomb shelter, harbored, fall back upon a thing, decline, asylum, harbours, ceased, dock, library vault, biding, sleeping accommodation, harbor, median, bothy, fastness, react, be left over, continues, covert, coverts, harbour, be left, habitation.

Refuges zıt anlamlı kelimeler, Refuges kelime anlamı

Honor : Saymak. Şeref vermek. Onurlandırmak. Namus. Onur nişanı vermek. Şereflendirmek. Onur vermek. Onur. Hüsnü kabul göstermek. -e şeref vermek.

Accept : Normal karşılamak. Kabullenmek. Evet demek. Onaylamak. Almak. Katlanmak. Kabul etmek. Üstlenmek. Anlamak. Hazmetmek.

Obey : Sadakat göstermek. Tanımak. Biat etmek. Riayet etmek. Söz dinlemek. Uymak. İtaat etmek. -e uymak. Denileni yapmak. Dinlemek.

Refuges antonyms : contract in.