Regale türkçesi Regale nedir

Regale ile ilgili cümleler

English: I regaled the devil; he gave me a fable.
Turkish: Ben şeytanı memnun ettim,o da bana bir masal hediye etti.

Regale ingilizcede ne demek, Regale nerede nasıl kullanılır?

Regale oneself on : Kendine ziyafet çekmek.

Regaled : Hoşça vakit geçirtmek. Eğlendirmek. Mest olmak. Ağırlamak. Zevk ve sefa içinde yaşamak. Ziyafetle ağırlamak. Canlandırmak. Dinlendirmek. Keyfine bakmak. Hoşça vakit geçirmek.

Regales : Eğlendirmek. Mest olmak. Dinlendirmek. Ziyafetle ağırlamak. Canlandırmak. Ziyafet çekmek. Zevk ve sefa içinde yaşamak. Hoşça vakit geçirtmek. Hoşça vakit geçirmek. Keyfine bakmak.

Regal python : Pullu sürüngenler (squamata) takımının, pitongiller (pythonidae) familyasından, 10 m kadar uzunlukta, esmer, sarı karışık renkli, güney ve doğu asya ile dolaylarındaki adalarda yaşayan bir tür. Kafesli piton.

Regal : Krala ait. Muhteşem. Krala yakışır. Krallara layık. Krallık. Şahane. Kral ya da kraliçe gibi. Minnesota eyaletinde şehir.

Regalias : Şık kıyafet. Krallık sembolleri. Belirli bir durumda ve zamanda giyilen kıyafet. Kılık. Rütbe sembolleri. Kıyafet (belirli bir durumda veya zamanda giyilen). Farmasonluk simgeleri. Kurumsal işaretler.

 

Regain the shore : Kıyıya varmak.

Regaling : Mest olmak. Dinlendirmek. Keyfine bakmak. Ziyafet çekmek. Canlandırmak. Hoşça vakit geçirmek. Hoşça vakit geçirtmek. Zevk ve sefa içinde yaşamak. Ziyafetle ağırlamak. Eğlendirmek.

Regained consciousness : Bilinci yerine gelmek. Kendine gelmek.

Regalities : Hükümdarlık. Saltanat.

İngilizce Regale Türkçe anlamı, Regale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refreshes : Açılmak. Dinçleşmek. Ferahlamak. Serinletmek. Tazelenmek. Hayat vermek. Mutlulandırmak. Tazelemek. Canlanmak.

Beguile : Nasıl geçtiğini anlamamak. Cezbetmek. Aklını çelmek. Aldatmak. Çekmek. Kandırmak. Ayartmak. Büyülemek. Hoşça geçirmek.

Brisk : Sertçe esen (rüzgar). Çabuk ve aktif. Canlı. Faal. Sert (hava). Canlanmak. İstenilen hızda hareket eden. Çevik. Hareketlendirmek.

Amuse : Kırıp geçirmek. Avutmak. Neşelendirmek. Güldürmek. Oyalamak. Eğlendirme. Hoşafına gitmek. Avundurmak.

Have someone over : Birini misafir olarak davet etmek. Ziyaretçi kabul etmek.

Reveling : Eğlenmek. Zevk almak. Alem yapmak. Sökülme.

Arouse : Uyandırmak. Harekete geçirmek. Hayat bulmak. Ayaklandırmak. Uyanmak. Uyuyan devi uyandırmak. Canlanmak. Kaldırmak.

Dines : Akşam yemeği vermek. Akşam yemeği yemek. Akşam yemeğini yemek.

Amuses : Eğlendirme. Avundurmak. Kırıp geçirmek. Avutmak. Neşelendirmek. Hoşafına gitmek. Oyalamak. Güldürmek.

Ply : İki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak. İşletmek. Yapmak. Durmadan vermek. Gidip gelmek. Eğmek. Katmer. İcra etmek. Dayamak (yiyecek). Çalışmak.

 

Regale synonyms : enjoy oneself, relax, revelling, entertained, feed, be happy, entertains, treat, brighten, provide, relaxes, rioted, refresh, reveled, let rest, have a field day, dined, break up, have a nice time, feting, reposes, fete, feted, recreates, diverts, braced, feast, hosted, wine, regaled, humor, bring to life, recreate.

Regale ingilizce tanımı, definition of Regale

Regale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : N in a regal or sumptuous manner. To enerta&?. As, to regale the taste, the eye, or the ear. To enrtertain with something that delights. A banquet. A prerogative of royalty. To feast. To gratify. Fare sumtuously. To refresh. T&?. A sumptuous repast.