Rehearsed türkçesi Rehearsed nedir

  • Prova yapmak.
  • Tekrarlamak.
  • Tekrarlanmış.
  • Ezberden okumak.
  • Sayıp dökmek.
  • Prova edilmiş.

Rehearsed ingilizcede ne demek, Rehearsed nerede nasıl kullanılır?

Unrehearsed : Provasız. Doğaçtan. Hazırlıksız.

Rehearse new timings : Yeni zamanlama provası.

Rehearse : Prova etmek. Tekrarlamak. Ezberden okumak. Nakletmek. Prova yapmak. Anlatmak. Yinelemek. Sayıp dökmek. Prova etmek (oyun veya müzik vb'ni).

Rehearses : Anlatmak. Prova etmek (oyun veya müzik vb'ni). Ezberden okumak. Nakletmek. Prova yapmak. Yinelemek. Tekrarlamak. Prova etmek. Sayıp dökmek.

Rehears : Yeniden yargılamak. Tekrar rüyet olunma. Tekrar muhakeme etmek. Şahitleri tekrar dinlemek. Duruşmayı tekrarlamak.

Business rehearsal : Ayrıntı çalışması. Bir oyunun başarılı bir biçimde seyirci karşısına çıkartılması için yapılan çalışmaların en önemli ve yoğun evresi. bu evrede oyun kişileri, konuşmalar, hareketler ve davranışlar üzerinde ayrıntılı bir biçimde çalışılır.

Rehearsal on stage : Sınama salonunda değil düzlükte yapılan, böylelikle oyuncuların ve uygulamanların, izlencenin gerçekleştirileceği yere göre hazırlanabilmelerini sağlayan sınama. İşlikte sınama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Rehearsal script : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sınama çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, gereksiz ayrıntılardan arınmış, söyleşmeleri, devinimleri, yeri, zamanı belirten oyunluk çeşidi. Sınama oyunluğu.

 

Rehearsal plan : Çalışma dizelgesi. Bir oyunun sahne üstündeki çalışmasının oyun gününe dek tasarlanmış izlencesini gösteren dizelge.

Rehearsals : Tekrar. Sayıp dökme. Prova (tiyatro). Anlatma. Tekrarlama. Prova (tiyatro terimi). Prova.

İngilizce Rehearsed Türkçe anlamı, Rehearsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rehearsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duplicated : Eşini yapmak. Kopyasını yapmak. Kopyalanmış. İki ile çarpmak. Teksir etmek.

Rehearses : Prova etmek. Nakletmek. Prova etmek (oyun veya müzik vb'ni). Anlatmak. Yinelemek.

Duplicates : İki ile çarpmak. Teksir etmek. Kopyasını yapmak. Eşini yapmak.

Recounted : Tekrar hesaplamak. Hikaye etmek. İkinci sayım. Anlatmak. Yeniden sayma. Yeniden saymak. Tekrar saymak. Nakletmek. Yeniden hesap etmek.

Recounting : Anlatmak. Nakletmek. Anlatma.

Enumerating : Numaralandırılıyor. Birer birer saymak. Belirtmek. Saymak.

Drill : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi. Alıştırı. Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt. Makine ile tohum ekmek. Delgi. Delik açmak. Alıştırma yaptırmak. Matkapla delmek. Matkap.

 

Run through : Har vurup harman savurmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizgi çekmek. Çabucak gözden geçirmek. Delik açmak. İsraf etmek. İçinden geçmek. Soğuk sınama. Göz gezdirmek. Harcamak.

Do over : Tekrar başından başlamak. Yenilemek. Tamir etmek. Yeniden yapmak. Tekrar yapmak. Yeniden düzenlemek. Tekrar gerçekleştirmek. Onarmak.

Perform : Canlandırmak. Müz.çalmak. Numara yapmak. Performans sergilemek. Konser vermek. Yapmak. Rol yapmak. Temsil etmek. Gerçekleştirmek. Rol oynamak.

Rehearsed synonyms : practice session, ditto, enumerate, rehearsing, studied, enumerated, practice, dress rehearsal, affirm, recitation, reciting, duplicate, rehearse, reel off, recounts, dittoing, iterating, recited, ingeminate, enumerates, recite, iterated, execute, dittos, incant, recites, affirms, walk through, scrimmage, dittoed, dry run, iterates, exercise.

Rehearsed zıt anlamlı kelimeler, Rehearsed kelime anlamı

Prepared : Hazırlanmış. Hazır. İstekli. Gönüllü. Amade. Hazırlıklı. Önceden hazırlanmış. Tedarikli. Alesta. Hazırlandı.

Forward : İletmek. İleri aktarmak. Gelişmiş. Akıncı. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Öne. Göndermek. Sunmak. İleriye doğru. Yönlendirmek.