Reining türkçesi Reining nedir

Reining ingilizcede ne demek, Reining nerede nasıl kullanılır?

Complete reinitialization : Tam yeniden başlangıç.

Bahreini : Bahreynli. Bahreyn yerlisi veya burada yaşayan.

Consumer sovereinity : Tüketici egemenliği. Hangi malların üretileceğini ve ne edere satılacağını belirten öğenin tüketici yeğlemesi olduğunu savunan kuram.

Rein in : Dizgini çekip durdurmak. Dizginlemek. Dizginini çekip durdurmak. Yavaş gitmek. At dizginlemek. İdare etmek. Kotrol altında tutmak.

Give free rein to : Engel olmamak. Duyguları serbest bırakmak. Dizginlememek. Kapılmak. Başıboş bırakmak. Kaptırmak.

Keep a tight rein on : Kontrol altında tutmak. Sıkı denetlemek. Ensesinde boza pişirmek. Dizginlemek.

Reincarnating : Yeni bedene girmek. Tekrar dünyaya getirmek. Yeni bedene sokmak (ruhu). Reenkarnasyon geçirmek. Öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek. Yeniden hayat vermek.

Gave free rein : Serbest bıraktı. Tam özgürlük verdi.

Reincarnates : Yeni bedene sokmak (ruhu). Yeni bedene girmek. Reenkarnasyon geçirmek. Tekrar dünyaya getirmek. Yeniden hayat vermek. Öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek.

Reincarnate : Yeni bedene sokmak (ruhu). Reenkarnasyon geçirmek. Yeniden hayat vermek. Öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek. Tekrar dünyaya getirmek. Yeni bedene girmek.

 

İngilizce Reining Türkçe anlamı, Reining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bridling : Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Zaptetmek. Ata başlık takmak. Gem vurmak. Karşı gelmek. Yular takmak. Başkaldırmak. Frenlemek. Dizginlemek.

Caregiving : Tedavi. Bakıcılık. Muamele (çocuklara hasta insanlara vb.). İlgi gösterme.

Intension : Koyuluk. Keskinlik. İçlem. İçerim. Şiddet. Aşırılık. Yoğunluk.

Haltered : Korkuluk. Asmak. İp. İdam ipi. Yedek. Kement. Asma. İpe çekmek.

Signification : Delalet. İmlem. Anlam. Anlamlama. Meal. Mana. İşaretleme. Signifikasyon. İfade. Anlam verme.

Exercise : Egzersiz yapmak. Çalıştırmak. Bir alan gözlemcisine uygun gözlemler yapacak biçimde deneyim ve beceri kazandırma. Antrenman yapmak. Kullanmak. Jimnastik yapmak. Egzersiz. Alıştırmak. Yaptırmak. Vücudun, biyolojik yönden gelişimini sağlayan devinim çalışması.

Lesson : Azar. Çimke. Ders. Paylama. İbret. Hisse.

Bit : Delgi. Gemlemek. Lokma. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kırıntı. İkili sayamak. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Nebze. Arı ikili sayılar dizgesinde kullanıldıklarında 0 ve 1 sayılarından biri. İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. en küçük veri öğesi. veri saklama sığası birimi. bilgi ölçü birimi.

Substance : Ana fikir. Önem. Servet. Töz. Madde. Sağlamlık. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Anafikir. Özdek. Esas.

 

Controlment : Denetleme. Bastırılmış olma durumu. Tutma. Kontrol etme eylemi. Düzenleme.

Reining synonyms : grammatical meaning, skull practice, practice session, athletic training, reined, retraining, spirit, nicety, preparation, sense, effect, austerities, headgear, check, significance, intent, bits, headgears, essence, directorship, refinement, practice, disposal, dept, control desk, halters, bridles, austerity, overtone, bridle, gist, schooling, checking.

Reining zıt anlamlı kelimeler, Reining kelime anlamı

Inactivity : Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Durgunluk. Avarelik. Tembellik. Etkisizlik.

Exhausted : Ölgün. Bitap. Dermansız. Bezgin. Dingin. Canı çıkmış (argo terim). Takatsiz. Yorgun. Komalık. Tükenmiş.