Relative income hypothesis türkçesi Relative income hypothesis nedir

  • Göreli gelir önsavı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Nispi gelir hipotezi.
  • Tüketicilerin tüketim kararlarının birbirinden bağımsız olmadığını, herbirinin tüketim düzeyinin ait olduğu gruptaki (oturduğu semt, çalıştığı iş gibi) göreli gelir düzeyine bağlı olduğunu ileri süren, mutlak gelir önsavı ve tüketim bulmacası sorununa karşı olarak 1949 yılında james s. duesenberry tarafından geliştirilen önsav. krş. gösteriş etkisi.

Relative income hypothesis ingilizcede ne demek, Relative income hypothesis nerede nasıl kullanılır?

Relative : Bağıl. Hısım. Bağlı. İlgili. Özdeş türden başka bir şeyle karşılaştırılarak ölçülen ya da değerlendirilen (nicelik). Bağıntılı. Bir olayın başka olaylarla ilişkili, bağlantılı ve onlara bağımlı olması niteliği. İlgi zamiri. İlişkin. Nispi.

Income : Kazanç. Bütçe. Rant. Kar. Varidat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). İrat. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Gelir.

Hypothesis : Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Varsayım. Önerme. Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Hipotez. Önsav. Kuramsal. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. Kuram.

 

Absolute income hypothesis : Mutlak gelir hipotezi. Cari tüketimin harcanabilir gelirin aynı yönlü fonksiyonu olduğunu, harcanabilir gelir arttıkça ortalama tüketim eğiliminin azalacağını ileri süren ve j. m. keynes tarafından geliştirilen önsav. Mutlak gelir önsavı.

Permanent income hypothesis : Hanehalkı tüketim harcamalarının en önemli belirleyicisinin sürekli gelir olduğunu dolayısıyla gelirde kısa dönemli değişmeler olsa da hanehalklarının tüketim harcamalarının istikrarlı olacağını ifade eden ve milton friedman tarafından ileri sürülen önsav. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Sürekli gelir önsavı. Sürekli gelir hipotezi.

İngilizce Relative income hypothesis Türkçe anlamı, Relative income hypothesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relative income hypothesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Relative income hypothesis synonyms : a shift in demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a change in demand.