Remarkable türkçesi Remarkable nedir

Remarkable ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary have achieved remarkable results using their new technique.
Turkish: Ali ve Mary, yeni tekniği kullanarak dikkat çekici sonuçlar elde ettiler.

English: Ali has done a remarkable job.
Turkish: Ali dikkate değer bir iş yaptı.

English: Ali has made remarkable progress in French.
Turkish: Ali Fransızcada dikkat çekici bir gelişme yaptı.

English: Ali has achieved remarkable results.
Turkish: Ali dikkat çekici sonuçlar elde etti.

English: Ali is a remarkable person.
Turkish: Ali dikkat çekici bir kişi.

Remarkable ingilizcede ne demek, Remarkable nerede nasıl kullanılır?

Remarkableness : Dikkate değerlik. Olağanüstülük.

Unremarkable : Önemli olmayan. Önemsiz. Sıradan.

Remarkably : Dikkat çekecek derecede. Önemli biçimde.

Unremarkably : Etkileyici olmayan bir şekilde. Önemsiz bir şekilde. Sıradan bir şekilde. Sıradan biçimde. Önemsizce. Önemli olmayan bir şekilde. Genelde. Genellikle.

Remark on : Hakkında görüşünü belirtmek.

Apposite remark : Uygun yorum. Uygun düşünce. Uygun uyarı.

Address a remark to : Birine bir söz yöneltmek.

Off the cuff remark : Önceden düşünmeden konuşma. Aniden patlak verme. Düşünmeden söylenen öfkeli sözler.

 

Concluding remark : Nihai mütalaa. Son söz.

Derisive remark : Alaycı yorum. Dalga geçen yorum.

İngilizce Remarkable Türkçe anlamı, Remarkable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remarkable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Egregious : Fevkalade kötü. Yaman. Kötülük. Muazzam. Korkunç. Berbat. Çok kötü.

Abnormals : Düzensizlik. Uygun olmayan. Anormal. Sapkın. Olağandışı. Düzgüsüz.

Abounding : Dolu olan. Bir sürü olan (çok). Bol. Dolu.

Crying : Ağlama. Apaçık. Ağlayan. Büyük. Acil. İvedi. İğrenç. Çığlık.

Above : Fazla. Yukarı. Artık. Yukarıda. Bir şeyin üstünde. Üst. Yukarıdaki.

Handsomer : Büyük. Hoş. Becerikli. Güzel. Yetenekli. Etkileyici. İyi. Cömert.

Curiosity : Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe. Garabet. Antika. Tuhaf tip. İlginç şey. Acibe. Nadir şey. Tuhaf şey. İlgi.

Appreciable : Farkedilir. Hissedilir. Oldukça çok. Farkedilebilecek derecede. Fark edilir. Değer biçilebilir. Sezilebilir.

Marvellous : Acayip. Harikulade. Süper. Müthiş. Hayret verici. Harika. Şahane. Nefis.

Remarkable synonyms : markable, magical, class, broad, crotchets, doozy, affluents, extraordinarily, grabbiest, magnificent, noteworthy, a whale of a lot, amazingly, dashier, signal, broadest, salient, breathtaking, sightliest, damndest, grabby, affluent, grabbier, notable, in style, gripping, bizarre, eye catching, crankier, exceeding, dreamy, discrete, honeys.

Remarkable zıt anlamlı kelimeler, Remarkable kelime anlamı

 

Ordinary : Alışılmış. Alışılmış şey. Alelade. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Yetkili makam. Olağan şey. Basit. Sıradan. Tabldot lokanta.

Insignificant : Ehemmiyetsiz. Anlamsız. Silik. Cüzi. Manasız. Değersiz. Cavalacoz. Pek az. Naçiz. Hafif.

Remarkable ingilizce tanımı, definition of Remarkable

Remarkable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, uncommon. Conspicuous. Noticeable. Worthy of being remarked or noticed. Extraordinary.