Abounding türkçesi Abounding nedir

Abounding ingilizcede ne demek, Abounding nerede nasıl kullanılır?

Abounding in : - ile dolu olmak. Bol olmak. İle dolu (çok).

Abounding in mistakes : Yanlışlarla dolu. Bir sürü hata içeren.

Overabounding : Aşırı bol olmak. Çok fazla olmak. Çok dolu olmak. Haddinden fazla olmak.

Abound in : Çok bulunmak. Çok olmak (bir yerde). Çok olmak. Yönünden zengin olmak. Bol olmak. Bol bol bulunmak. - ile dolu olmak. İle kaynamak. (bir şey yönünden) zengin olmak. İle dolu olmak.

Abound in courage : Cesaret dolu.

Abound : Kaynamak. Bol miktarda bulunmak. Çok olmak. Bollanmak. Dolu olmak. Çok sayıda olmak. Bol olmak. Bollaşmak. Zengin olmak. Çok sayıda bulunmak.

Abound with : Çok olmak (bir yerde). Bol olmak (bir yerde). Taşma. Dolu olma. İle dolu olmak.

Overabound : Çok fazla olmak. Aşırı bol olmak. Haddinden fazla olmak. Çok dolu olmak.

Abounds : Bollaşmak. Dolu olmak. Bol miktarda bulunmak. Bollanmak. Kaynamak. Çok sayıda bulunmak. Çok olmak. Bol olmak.

Abounded : Bol miktarda bulunmak. Çok olmak. Dolu olmak. Çok sayıda bulunmak. Bollaşmak. Bol olmak. Bollanmak. Kaynamak.

İngilizce Abounding Türkçe anlamı, Abounding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abounding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A load of : Bir sürü.

Full : Öz. Yıkayıp çektirmek. Yıkayıp büzmek. Dolu şey. Çırpmak. Tok. Komple. Kalın. Doluluk.

Bountiful : Cömert. Utah eyaletinde şehir. Eli açık. Feyizli.

A great deal : Bir hayli. Oldukça çok. Pek çok. Hayli. Birçok.

Abysmal : Derin. Çok derin. Hudutsuz. Koyu. Sonsuz. Berbat. Çok kötü. Dipsiz. Kesif.

Charged : Yükümlü kılınacak kişi. Heyecan yaratan. Şarj edilmiş. Heyecan dolu. Kafası dumanlı veya güzel. Dolmuş. Yüklü. Yüklenmiş.

Full bodied : Gövdeli. Koyu. Dolgun yapılı. Lezzetli. Dolgun.

Crowded : Toplanmış (bir yere). Olaylı. Mahşeri. Dopdolu. Sıkışık. Tıkış tıkış. Kalabalık (yer). Kalabalık.

Fraughting : Endişeli. Hileli kullanım. Yüklü. Endişe verici. Rahatsız edici.

A great number of : Epey. Bir sürü. Oldukça çok. Çok sayıda.

Abounding synonyms : crammed, baggiest, a whale of, covered with, ample, bolus, a great many, baggier, a whale of a lot, above, a lot, bounteous, copious, a raft of, claret cup, galore, fraught, amplest, a good deal, engaged, unannulled, filled, caboodle, brimful of, fraught with, abundant, a world of, fraughts, acres and acres, ampler, baggy, affluent, affluents.

Abounding zıt anlamlı kelimeler, Abounding kelime anlamı

Scarce : Zor bulunur. Az. Kıt. Sınırlı. Nadir. Zoraki. Seyrek. Az bulunur. Eksik.