Remedy türkçesi Remedy nedir

Remedy ile ilgili cümleler

English: Hot lemon with honey is a good remedy for colds.
Turkish: Ballı sıcak limon soğuk algınlığı için iyi bir ilaçtır.

English: I have a remedy for that.
Turkish: Bunun için bir çarem var.

English: This is an effective remedy for crime.
Turkish: Bu, suç için etkili bir çözümdür.

English: Complaining won't remedy the situation.
Turkish: Yakınmak bu durumu çözmeyecek.

English: I'm trying to remedy the problem.
Turkish: Bu sorunu gidermeye çalışıyorum.

Remedy ingilizcede ne demek, Remedy nerede nasıl kullanılır?

Adequate remedy : Uygun çözüm yolu. Yapılmış zarar için yeterli tazminat.

Alternative remedy : Geleneksel olandan farklı tıbbi tedavi. Alternatif çare. Alternatif kanun yolu. Alternatif çözüm.

Declaratory remedy : Tespit kararı. Hukuk mahkemesinde bir tarafın hakları ile ilgili kural.

Desperate remedy : Son çare.

Equitable remedy : Adil çözüm. Eşitlik yasalarına göre çözüm.

Folk remedy : Kocakarı ilacı.

Remedial : Tedavi eden. Çare niteliğinde. Sağaltıcı. Tedavi edici. Çare bulmaya yönelik. Çözüm getiren. Deva olan. Tedaviye ait. Çare olan. İyi edici.

 

Find a remedy : Derman bulmak. Çare bulmak.

Remedially : İyileştirici bir şekilde.

Legal remedy : Kanuni yol. Yasal çözüm. Yasal çare. Kanuni çözüm. Yasa yolları. Kanun yolu. Hukuki yol. Kanun yolları. Hukuki çözüm.

İngilizce Remedy Türkçe anlamı, Remedy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remedy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fixes : Yerleştirmek. Eroin dozu. Tayin etmek. Önceden belirlenmiş sonuç. Gözünü ayırmamak. Tamir etmek. Uyuşturucu iğne. Aşırı doz. Rüşvet vermek. Tespit etmek.

Arrests : Durdurmak. El koymak. Bloke etmek. Tutuklamak. Çekmek (dikkat).

Curation : Kür. İyileştirme.

Debugged : Dinleme cihazlarından arındırmak. Hatası ayıklanmış. Tamir etmek.

Drug : Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Uyuşturucu madde. İlaçla uyuşturmak. Uyuşturucu vermek. İlaç vermek. İlaçla uyutmak. Uyuşturucu. Ecza.

Salving : Acısına merhem olmak. Yaraya merhem olmak. Merhem sürmek. Yatıştırmak. İyi gelmek. Rahatlatmak. Dindirmek. Kurtarmak. Acısını dindirmek.

Avoided : Uzak durmak. Savuşturmak. Kaçınmak. Korunmak. İptal etmek. Sakınmak.

Repair : Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Çekilmek. Yapmak. Tamirat. Tamir etmek. Yamamak. Tamir. Kalafatlamak.

 

Arrest : Bloke etmek. Durdurmak. Önünü almak. Çekmek. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geliş. Dikkatini çekmek. Yakalama. El koymak. Tutuklamak.

Medication : Medikasyon. İyileştirme. İlaç verme. İlaç tedavisi. İlaçla tedavi. İlaç kullanma.

Remedy synonyms : remediation, avoid, ending, cicatrized, expedience, amended, analysis, medicaments, do up, dollops, baffle, healers, relief, doctoring, obviate, ameliorating, cicatrize, cicatrise, therapies, arrange, ameliorated, expediencies, medicining, denoument, doctored, find a remedy, redress, bushels, obviating, strength, averts, energy, corrective.

Remedy zıt anlamlı kelimeler, Remedy kelime anlamı

Falsify : Üzerinde oynamak. Belgede tahrifat yapmak. Değiştirmek. Yanlışlamak. Kalpazanlık yapmak. Oynama yapmak. Tahrif etmek. Taklit etmek. Tahrifat yapmak. Yanıltmak.

Remedy ingilizce tanımı, definition of Remedy

Remedy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cure. With for. That which relieves or cures a disease. To heal. To redress. To counteract. To apply a remedy to. Any medicine or application which puts an end to disease and restores health. To relieve. To correct. To repair. As, a remedy for the gout.