Repairs türkçesi Repairs nedir

Repairs ile ilgili cümleler

English: How long will the repairs take?
Turkish: Onarımlar ne kadar sürecek?

English: He repairs his own car.
Turkish: O kendi arabasını tamir eder.

English: He repairs machines in Germany.
Turkish: O, Almanya'da makineleri tamir eder.

English: The repairs will cost at least 20 pounds.
Turkish: Onarımlar en az 20 liraya mal olacak.

English: How are the repairs going?
Turkish: Onarımlar nasıl gidiyor?

Repairs ingilizcede ne demek, Repairs nerede nasıl kullanılır?

Repairs and maintenance : Onarım-bakım. Bakım ve onarım. Bakım ve onarımlar. Onarımlar ve bakım.

The repairs will take some time : Tamirat biraz zaman alır.

Crash repairs : Karoser tamiratı.

Do you do repairs : Tamir yapıyor musunuz.

Expenses for repairs : Tamirat masrafları.

Repair automaticaly : Otomatik onarım.

Minor repairs : Küçük tamirat. Küçük onarım.

Repair the file or folder : Dosyayı veya klasörü onar.

Repair shop : Tamir atölyesi. Tamirci dükkanı. Onarım atölyesi. Onarım işliği. Tamirhane.

Repair enzyme : Tamir enzimi. Çift dna ipliğinde kopmuş tek iplik ya da herhangi bir şekilde zarar görmüş kısımları tamir eden dna'ya bağlı bir dna polimeraz enzimi.

İngilizce Repairs Türkçe anlamı, Repairs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Repairs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ameliorate : Abat eylemek. Düzeltmek. İyileşmek. Ondurmak. İyileştirmek. Gelişmek. Islah etmek. Geliştirmek. Düzelmek.

Patch : İki filmin uç uca getirilerek yapıştırılmaksızın geçici olarak birleştirilmesini sağlayan, film eninde, iki yanında delikler bulunan mukavva, selüloit ya da madenden parça. film üzerindeki resim ya da ses yolunun yitime uğramaksızm birleşmesini sağlayan yapıştırıcı kuşak. Ek örtüsü. Yama vurmak. Toprak parçası. Yama yapmak. Eğreti bir şekilde tamir etmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yamalamak. Yamamak. Arsa.

Mend : İyileştirmek. Tamir etmek. İyileşmek. Yamamak. Düzeltmek. Düzelmek. Onarmak. Dikmek.

Improvement : Gelişme. İyileşme. Salah. Düzelme. Islah etme. Islah. Yenilik. İyileştirme. Düzeltme.

Fixture : Sabit eşya. Eklentiler. Bağlama. Tesisat. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Armatür. Tamamlayıcı parça. Fikstür. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Kablo.

Cobble : Kaba çakıl. Yassı çakıl. Pençe vurmak. Tamir etmek ayakkabı. Taş döşemek. Taneleri 64-256 mm. çapında olan kum. Ayakkabı tamir etmek. Uyduruvermek. Arnavut kaldırım taşı.

Better : Daha iyi yapmak. Islah etmek. Daha iyi şekilde. Geçmek. Daha iyi bir hale gelmek. Gelişmek. İyileştirmek. Yakşırak. İlerletmek. Daha iyi bir hale getirmek.

Troubleshoot : Sorun gidermek. Araya girmek. Problemleri tespit etmek. Arıza bulma. Sorun giderme. Sorun gider. Arıza gidermek. Aracılık etmek. Sorunu gider. Anlaşmazlıkları yatıştırmak.

 

Bushel : Hububat kapasitesi ölçümü. Ölçek (buğday vs.). Biçimini değiştirmek giysi. 4/5 kile. Kile. Onarmak. Buşel. Bir ölçü birimi (ağırlık).

Darning : Gözeme. Örme. Örerek onarma. Örerek tamir. Gözenecek kumaş. Örülmesi gereken şey. Yama.

Repairs synonyms : reheel, repoint, trouble shoot, quicky, patch up, vamp, reconstruction, quick fix, restore, restoration, improve, repair, sole, revamp, resole, furbish up, point, quickie, restitution, reparation, fix, maintenance, upkeep, renovation, touch on, fill, darn, heel, meliorate, fixing, piece, mending, care.

Repairs zıt anlamlı kelimeler, Repairs kelime anlamı

Break : Yenmek. Bozulmak. Kesmek. Ani değişim. Kırık. Açıklık. Tan. Çözmek. Teneffüs. Patlamak.

Worsen : Daha da kötüleşmek. Daha da kötüleştirmek. Daha da kötü olmak. Beter etmek. Daha kötü bir hale getirmek. Fenalaşmak. Kötüye gitmek. Daha kötü olmak. Kötüleştirmek. Gerilemek.

Stay in place : Yerinde kalmak.