Repertuvar nedir, Repertuvar ne demek

Repertuvar; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi.
  • Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi.
  • Birikim.
  • Dağarcık

"Repertuvar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Repertuvarında bir tek piyes vardı denilebilir." - E. Şafak
  • "Evrenin zengin repertuvarı onun tükenmez ilham kaynağıdır." - H. Taner
  • "Atılacak bu ilk adımdan sonra repertuvar meselesi kalır." - Y. K. Beyatlı

Tiyatro'daki terim anlamı:

Oyun planının incelenmiş, seçilmiş o dönem oynamaya elverişli görülüp oynanış için hazırlanmış oyun listesi (Oyun çizelgesi).

İngilizce'de Repertuvar ne demek? Repertuvar ingilizcesi nedir?:

repertory

Repertuvar anlamı, tanımı:

Tiyatro : Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Oynamak : Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Sarsılmak, yeri değişmek. Tehlikeye düşürmek. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Değişiklik göstermek. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Kımıldamak, hareket etmek. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Film gösterilmek. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Rastgele yön vermek, aldatmak.

 

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Kumar. Hile, düzen, desise, entrika. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.

Liste : Alt alta yazılmış şeylerin bütünü, dizelge.

Oyuncu : Oyunu seven. Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.

Ezber : Ezberleme ve akılda tutma yeteneği. Ezber edilecek ders. Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma.

Birikim : Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Biriktirilen mal veya para.

 

Dağarcık : Bellek. Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar, repertuvar. Meşin torba.

Diğer dillerde Repertuvar anlamı nedir?

İngilizce'de Repertuvar ne demek? : n. stock in trade

Fransızca'da Repertuvar : répertoire [le]

Rusça'da Repertuvar : n. репертуар (M)