Dağarcık nedir, Dağarcık ne demek
"Dağarcık" ile ilgili cümle örnekleri
- "Dağarcıklarındaki üç beş yüz kelimeye yeni duydukları sekiz onu da eklenince bu iş pekâlâ oluyordu." - T. Buğra
Yerel Türkçe anlamı:
İnsandan yumak şeklinde dökülen solucanlar.
Yüzülmüş hayvan derisi.
Çocukların altlarına konulan lâstik, muşamba.
Dağlarda yetişen yabanî bir yemiş.
Saksı.
[Bakınız: dağar]
2.bk. dağar (I)-2.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
İçine tütün ya da çoban azığı konan koyun derisinden yapılma torba. (*Merzifon -Amasya; *Digor -Kars) [dağırcık] : (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep) [davarcık] : (Kırçiçeği *Susuz -Kars)
İçine bulgur, un ve benzeri konulan koyun ya da keçi derisinden yapılmış çuval. (Yunuslar *Burhaniye -Balıkesir)
Deri av torbası. (Gedikli *Şarkikaraağaç -Isparta)
Tuluk. (Yaylacık, Sübeylidere, Çamtepe *Burhaniye -Balıkesir)
[dağırcık, davarcık]
Fransızca'da Dağarcık ne demek?:
sachet
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Bitlis şehri, Kavakbaşı bucağına bağlı bir yer. Burdur kenti, Bucak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Dağarcık hakkında bilgiler
Dağarcık, Burdur ilinin Bucak ilçesine bağlı bir köydür.
Dağarcık'ın II. Abdülhamid döneminde kurulduğu söylenmektedir. O dönemde köyün bulunduğu çevre çiftlik olarak kullanılmış, toprak verimli olduğu için dönemin ileri gelenleri "burası bizim dağarcığımız" demişlerdir. Dağarcık, ekmek torbası anlamında kullanılmıştır.Dağarcık sözü burada kurulmuş olan köyün adı olmuş ve halen aynı ad kullanılmaktadır. Çatalpınar mevkii önemli bir mesire yeridir. Köyün girişindeki Selçuklulardan kalma tarihi köprü de önemli tarihi yapıdır.
Köyde genel olarak soyadları Dalgar, Tülü, Aşkın, Sezgin, Akbaş' tır.Dalgar soy isminin ortaya çıkması şöyledir: Çok eskiden köy halkının biri bir suç işler. Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır. Fakat ağacın dalı kırılır. Yeniden asarlar, dal yine kırılır. Bunun üzerine başka bir yolla infaz gerçekleştirilir. Soyadı kanunu çıktığında bu adamın soyuna "Dalkıran" anlamına gelen Dalgar soyadı verilir. Köyde öğretim oranı oldukça yüksektir. Özellikle genç nesilden bazıları önemli konumlarda bulunmaktadır. Ancak köyün konumu her yere ulaşım açısından çok iyi olmasına rağmen köydeki bazı kişiler işlerini köyde yaşayarakta devam edebilecekken de şehir sevdasına göç etmektedirler. Bundan dolayı da köy nufusunda azalma görülmektedir, ancak antalya yöresinden gelen bazı kişiler köye yazlık tipi evler yaptırmışlardır ve yeni yeni köy nufusunda artış görülmeye başlanmıştır. Köy halkı birbirleri ile çok samimi ilişkiler içerisindedirler.
Burdur iline 35 km, Bucak ilçesine 11, Isparta iline 65 km, Antalya iline 90 km uzaklıktadır. Burdur-Antalya karayolu üzerindedir, ulaşım açısından çok rahat bir konumu vardır. İstenildiği an her yere çok rahat bir ulaşım sağlanablir.
Dağarcık tanımı, anlamı:
Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Vücutta meydana gelen şişlik. Er bezi, husye, testis. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
Dağarcığına atmak : Bir bilgiyi eski bilgilerine katmak, zihnine yerleştirmek.
Dağarcığındakini çıkarmak : Hazırladığı bir sözü söylemek.
Dağarcıkta bir şey kalmamak : Her şeyi tüketmek, bitirmek.
Dağarcığı yüklü : Bilgisi çok olan, bilgili.
Çobandağarcığı : Kuşekmeği.
Ovogon dağarcığı : Çiçeksiz bitkilerin çoğunda üreme organlarını barındıran boşluk.
Söz dağarcığı : Söz varlığı.
Dağar : Dağarcık. Ağzı yayvan, dibi dar toprak kap.
Meşin : İşlenmiş koyun derisi. Bu deriden yapılan.
Müzik : Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması. Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki.
Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topu olan. Bir arada, bütün, kombine.
Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.
Parça : Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri.
Repertuvar : Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi. Birikim. Dağarcık. Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi.
Bellek : Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm. Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin.
Burdur : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Diğer dillerde Dağarcık anlamı nedir?
İngilizce'de Dağarcık ne demek? : n. wallet
Fransızca'da Dağarcık : gibecière [la], répertoire [le]
Almanca'da Dağarcık : der Ledersack


Bu kısımda Dağarcık nedir? Dağarcık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dağarcık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dağarcık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.