Reproductivity türkçesi Reproductivity nedir

Reproductivity ingilizcede ne demek, Reproductivity nerede nasıl kullanılır?

Reproductive : Tekrarlayıcı. Üretici. Üremeyle ilgili olan. doğurucu, yavru meydana getirici. Döl. Üreme (ile ilgili). Reprodüktif. Reprodüktör. Üreme. Çoğaltkan.

Reproductive biotechnology : Çiftlik hayvanlarında üremeyle ilgili genetik materyali korumak ve gelişmesini sağlamak, genetik özellikleri diğer bireylere transfer etmek amacıyla biyolojik bilgi ve tekniklerin uygulanması. yapay tohumlama, östrüs senkronizasyonu, süperovülasyon, embriyo transferi, in vitro fertilizasyon, sperm ve embriyoda cinsiyet belirlenmesi, embriyonun kısımlara ayrılması, transgenik hayvanlar ve klonlama reprodüktif biyoteknolojiyle ilgili örneklerdir. Reprodüktif biyoteknoloji.

Reproductive cells : Üreme organlarında meydana getirilen eşey hücreleri (yumurta ve sperm). Üreme hücreleri.

Reproductive death : Mitotik ölüm. Reprodüktivitenin sonlanması. Radyobiyolojide sürekli bölünme yeteneğine sahip bir hücrenin ışınlanmasından sonra bu yeteneğini yitirmesi olayı. reprodüktif ölüm.

Reproductive isolation : Üreme izolasyonu. Coğrafik izolasyonun etkisinde kalan populasyonlara ait bireylerin kalıtsal yapısını tümüyle kapsamayan, ancak üreme davranışında, üreme periyodunda ve üreme organlarında ortaya çıkan değişiklikler. Üreme yalıtımı.

 

Reproductive organs : Üreme kılganları. Üreme organları.

Reproductive system : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üretken sistem. Reprodüktif sistem. Üreme sistemi. Organizmada üreme görevi ile bir araya gelmiş organlar topluluğu. reprodüksiyon sistemi. Üreme organlarının oluşturduğu sistem, reprodüktif sistem.

Reproductive rate : Üreme hızı. Kadın çoğanın yıllık ya da her kuşakta kendini yenileme hızı.

Gross reproductive rate : Bir çoğanın gizil artışını kestirmek üzere başvurulan ve ölümlülüğü gözönüne almaksızın, çoğadaki doğurgan kadın kuşağının kız doğumlarının sayısına ilişkin kestirme değer. Arıtımsız üreme hızı.

Light reproductive control : Işıkla üremenin kontrolü. Yapay ışık kaynağı kullanılarak mevsime bağlı kızgınlık gösteren kısrakların kızgınlıklarının daha erken bir zamana alınması, yapay ışık uygulaması.

İngilizce Reproductivity Türkçe anlamı, Reproductivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reproductivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fertileness : Doğurganlık. Yaratıcılık. Ürün veya mahsül yetiştirebilir olma. [#bereket Bereketlilik]. Verimlilik. Ürün yetiştirebilme kapasitesinde olma. Zenginlik.

Fertilities : Bereketlilik. Verimli olma durumu. Biteklik. Doğurganlık. Mümbitlik. Artağanlık. Bereket. Verimlilik.

Fecundity : Doğurtkanlık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bereketlilik. Doğurma potansiyeli. Bir dişinin bir yıl içerisinde oluşturduğu toplam yumurta sayısı, fekondite, fekundite. Fekondite. Döl veriminin bir ölçütü olan hayvanlarda düzenli üreme yeteneği. Fekundite. Yaratıcılık. Doğurganlık.

 

Ratio : Nispet. Oran. Orantı. Hız. İki değerin birbirine bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İncelenen nüfusta belli bir sürede görülen iki olaydan birinci olay sayısının ikinci olay sayısına bölünmesiyle elde edilen değer. Rasyo. Nisbet.

Productiveness : Rantabilite. Verim. Zenginlik. Bereket. Verimlilik. Belirli bir süre zarfında yapılan iş miktarı. Üreticilik. Prodüktivite. Semere.

Fruitfulness : Yemişveren. Mahsuldarlık. Bereketlilik. Bereket. Verimlilik.

Prolificacy : Bereketlilik. Doğurganlık. Verimlilik. Bereket. Bolluk.

Fertility : Artağanlık. Bereket. Birim zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir bireyin ya da populasyonun üreme kapasitesi. fertilite. Erkek hayvanların dişiyi dölleyebilme, dişilerin de gebe kalabilme ve yavru doğurabilme ölçüsü. Fertilite. Bereketlilik. Verimli olma durumu. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir nüfusta belli bir zaman süresi içinde gerçekleşen canlı doğumların sayısı ya da oranı. Balıklarda dişi ve erkek bireylerin döl verebilme yeteneği, fertilite.

Productivity : İş verimi. Bir birim üretim faktörü başına düşen ürün miktarı. Verimlilik. Bir iş ya da işlemin ürün verme yeteneği. Yaratıcılık. Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Müstahsiliyet. Bir ya da birden çok üretim etkileyicisinin kullanılmasıyla herhangi bir işlemden ya da yapımlıdan elde olunan verim. üretim çalışmalarından alınanlar (output) bu çalışmaya konulan (in put) fizik niceliklerinin birbirine oranı, üretim için yapılan harcamaların fiziksel niceliği. belirli bir zaman birimi içinde en fazla verim sağlama yeteneği. Kar getirme yüzdesi.

Reproductivity zıt anlamlı kelimeler, Reproductivity kelime anlamı

Unproductiveness : Verimsizlik. Bereketsizlik. Karsız olma.

Fruitlessness : Meyvesızlık. Meyvesizlik. Verimlilik eksikliği. Başarısızlık. Kısırlık. Karsızlık. Verimsizlik. Üretememe (meyve, zürriyet, sonuçlar, vs.). Sonuçsuzluk.