Üretkenlik nedir, Üretkenlik ne demek

  • Üretken olma durumu.
  • Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: verimlilik]

İngilizce'de Üretkenlik ne demek? Üretkenlik ingilizcesi nedir?:

productivity

Fransızca'da Üretkenlik ne demek?:

productivité

Üretkenlik hakkında bilgiler

Üretkenlik, girdileri çıktıya dönüştürme ölçüsü. Verilmiş girdiler çıktıya ne ölçüde dönüştürülebilirse üretkenliğin de o ölçüde yüksek olduğu dile getirilmektedir. Üretkenlik formülü çıktının girdiye oranı biçimindedir.

Üretkenlik, başta eğitim süresi olmak üzere gönenç düzeyi, rekabet gücü gibi pek çok değişkeni etkiler. Genç kuşaklar yıllar süren eğitim olanağını üretkenlik düzeyinin yüksekliğinde bulurlar. Buna göre çocukların eğitimden çekilip tarlalara sürülmesinin nedeni üretkenlik düzeyinin düşüklüğü olarak gösterilebilir. Öte yandan uluslararası ticarette rekabet gücünün büyük ölçüde üretkenliğe bağlı olacağı söylenebilir. Bugün üretkenlik başlıca yeni bilgi üretme ve bu bilgiyi üretime dönüştürme kapasitesine bağlıdır denebilir. Yaratıcılığı özendiremeyen, güvenden çok korkuyu, işbirliğinden çok boyun eğmeyi, paylaşmaktan çok yağmalamayı öğreten bir eğitimin yeni bilgi üretme kapasitesi olmadığı gibi bunu üretime dönüştürme yeterliliği de yoktur. Türkiye'de böyle bir eğitim anlayışının uygulanmasıyla toplumun seferber edilebileceği sanılmaktadır; ancak bu koşullarda seferber edilenler olsa olsa asker zihniyetli kişiler olabilir ki, bunun da yeni bilgi yaratma kapasitesini artırıcı hiçbir yönü yoktur. Sonuç olarak üretkenlik düzeyinin yüksekliği gönenç düzeyinin yüksek olabilmesi için bir altyapı işlevi görür.

 

Her girdi için bir üretkenlik tanımlanabileceği gibi bütün girdiler toplamı için de üretkenlik tanımlanabilir. O nedenle emek, sermaye üretkenlikleri yanı sıra toplam faktör üretkenliği de tanımlanabilir. Ücret emek üretkenliğiyle ilişkilidir.

Üretkenlik bilginin bir işlevidir. Bu nedenle üretkenlik sonuç, bilgi ise onun nedeni olarak anlam kazanır. Bilginin üretkenliği nasıl artırdığı sorusu aşağıdaki örnekle açıklanabilir. Bir balıkçı günde yüz balık tutuyorsa bu işin girdisi :bir günlük emek, çıktısı: yüz balık

Üretkenlik anlamı, tanımı:

Üretken : Üretme gücü olan, çok üreten.

Oran : Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Masraf : Harcanan para, gider. Bir şeyin yapımında kullanılan gereç, harç.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Ürün : Eser. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

Verme : Vermek işi.

Prodüktivite : Üretkenlik.

Dönüştürme : Dönüştürmek işi, tahvil.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Üretkenlik anlamı nedir?

İngilizce'de Üretkenlik ne demek? : productivity

Fransızca'da Üretkenlik : productivité [la]

Almanca'da Üretkenlik : die Zeugungsfähigkeit