Requites türkçesi Requites nedir

Requites ingilizcede ne demek, Requites nerede nasıl kullanılır?

Requite with : İle karşılığını vermek.

Requite : Acısını çıkarmak. Altında kalmamak. Acısını çıkartmak. Mükafatlandırmak. Mukabele etmek. Öç almak. Karşılığını vermek. Ödüllendirmek.

Requited : Ödüllendirmek. Acısını çıkarmak. Karşılığını vermek. Öç almak. Altında kalmamak. Acısını çıkartmak. Mukabele etmek. Mükafatlandırmak.

Unrequited : Karşılıksız. Karşılık görmeyen. Cezasız kalmış. Ödüllendirilmemiş.

Unrequited love : Karşılıksız aşk. Karşılıksız sevgi.

Require to be : Gerektirmek.

Requiting : Mükafatlandırmak. Altında kalmamak. Acısını çıkartmak. Karşılığını vermek. Ödüllendirmek. Mukabele etmek. Öç almak. Acısını çıkarmak.

Require to : Gerektirmek. Gerek görmek.

Requiescat in pace : Huzur içinde yatsın.

Require : İcap etmek. Gerekmek. Gereksinmek. Rica etmek. İhtiyacı olmak. Eksik olmak. Gereksemek. Zorunlu tutmak. Gerektirmek. Muhtaç olmak.

İngilizce Requites Türkçe anlamı, Requites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Requites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Draw : Berabere kalmak. Karalamak. Berabere biten oyun. Çekim. Çizmek. Keşide. Çekmek. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Devam etmek. Çekme.

Requisition : Resmen istemek. Talep etmek. İstemek. Gerek. Talep. İstek. El koyma (askeri terim). Elkoyma. Lüzum. İsteme.

Avenge oneself : İntikam almak.

Retaliated : İntikam almak. İntikamını almak. Dengiyle karşılamak. Misilleme yapmak. Aynı şekilde karşılık verilmek. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Aynını yapmak.

Repays : Mukabelede bulunmak. Parayı geriye vermek. Geri ödemek. Aynen iade etmek. Ödemek. Geri vermek. Karşılık vermek. (para) geri vermek.

Pay off : Hesabını kapatmak. Diyet ödemek. Değmek. Amorti etmek. Parasını verip kovmak. Borcunu tamamen ödemek. Yol vermek. Tamamen ödemek.

Saddle : Yatak kovanı. Eyer vurmak. Eyerlemek. Sırtına yüklemek. Sele. Semer vurmak. Semer. Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen. Yüklemek.

Reciprocate : Karşılıklı olmak. -e karşılıkta bulunmak. Aşağı yukarı işlemek. Karşılıklı yapmak. Misillemede bulunmak. Karşılığını yerine getirmek.

Retaliate : Aynı şekilde karşılık verilmek. Aynını yapmak. İntikam almak. İntikamını almak. Dengiyle karşılamak. Misilleme yapmak. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek.

Pay out : Ödemek. Harcamak. Öcünü almak. Vermek. Ödemek (parayı). Gevşetmek (ip veya zincir vb'ni). Kalama etmek (zincir vb.). Kaloma etmek.

 

Requites synonyms : veto, govern, enjoin, crowns, charge, counteracted, respond, demand, remunerates, involve, claim, cry out for, necessitate, recompensed, pays, exact, command, get even, burden, be avenged, paid off, prohibit, order, reacted, be revenged, getting back, avenged, avenge, paying out, compel, say, responds, reward.

Requites zıt anlamlı kelimeler, Requites kelime anlamı

Obviate : Çözmek. Çare bulmak. Bertaraf etmek. Karşılamamak. Önlemek. Yetmemek. Önüne geçmek. Halletmek. Gereksiz kılmak. Gidermek.

Allow : Bırakmak. Koyvermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. İtiraf etmek. Ayırmak. İndirim yapmak. Hoş görmek. İzin vermek. Hesaba katmak.

Permit : Ruhsat. İzin. Bırakmak. İzin kağıdı. Yolcu geçmeliği. Dış ülkelerden mal getirme ya da dış ülkelere mal çıkarma için tecimle uğraşan genel ve tüzel kişilere devletçe verilen belge. herhangi bir işlem nedeniyle verilen izin belgesi. Evetçe. Ruhsat vermek. Geçiş iznini göstermek üzere verilen belge. Ruhsatname.