Resilience türkçesi Resilience nedir

  • Elastik olma.
  • Zorlukları yenme gücü.
  • Dirençlilik.
  • Çabuk iyileşme gücü.
  • Esneme.
  • Geri fırlama.
  • Esneklik.
  • Direnç.
  • Elastikiyet.
  • Geri tepme.
  • Çabuk iyileşme özelliği.

Resilience ingilizcede ne demek, Resilience nerede nasıl kullanılır?

Resiliency : Esneklik. Derlenme. Dayanıklılık.

Encoder resiliency options : Kodlayıcı esneklik seçenekleri.

Resilient : Aksaklığa dayanıklı. Elastiki. Metanetli. Sağlığını. Esnek. Kendini çabuk toparlayan. Elastik. Geriye doğru fırlayan. Çabuk iyileşen. Güçlükleri yenme yeteneği olan.

Resiliently : Esnek bir şekilde. Esnekçe.

Resilin : Böcek kanatlarının hareketini sağlayan elastik özelliğe sahip protein. Rezilin. Böceklerde ve diğer bazı omurgasızlarda özellikle kütikulada kitinle birlikte bulunan bir protein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

İngilizce Resilience Türkçe anlamı, Resilience eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resilience ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strength : Sağlamlık. Kuvvet. Kadro. Derman. Etkinlik. Dayanım. Etkililik. Dayanıklılık. Güç. Şiddet.

Stamina : Tahammül. Canlılık. Dayanma gücü. Güç. Kuvvet. Dayanıklılık. Yaşama gücü.

Snap : İçindekilerle satın almak. Terslemek. Isırmak. Koparmak. Şipşak fotoğraf çekmek. Kırılmak. Isırmaya çalışmak. Şaklatmak. Çat diye kapanmak. Şıklatmak.

 

Bendings : Kıvırma. Eğme. Katlama. Bükülme. Eğilme. Bel verme. İnhina. İğme. Bükme.

Reaction : İrtica. Tepki. Aksitesir. Birtakım ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı. Reaksiyon. Mukabele. Tepki, tepkime. İçgüdü, itki ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan edim. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler.

Backlashing : Karşı çıkma. Ters tepme. Tepki. Geriye ani hareket. Beklenmedik kötü sonuç. Aralık. Geri tepmek. Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Ters yönde geri gelme (özellikle de balıkçılıkta makara ile ilgili).

Impedance : Çeli büyüklüğü. Empedans (akustik). Alternatif akım direnci. Empedans büyüklüğü. Özdirenç. Bir devrenin, dalgalı akımın geçişine gösterdiği direncin ölçüsü. (bu direnç, bu dalgalı akımı geçirmek için gerekli gerilimin (volt), devreden geçen akımın yeğinliğine (amper) bölünerek bulunur). Empedans. Celi. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Stretches : Uzatma. Genişleme. Gerinme. Geniş yer. Yetmek. Büyütmek. Gerinmek. Uzamak. Süre. Esneme yapmak.

Repercussion : Etki. Tepki. Serpinti. Nüksetme. Sonuç. Yansıma. Yan etki. Yansılama. Seğirdim.

Free play : Tolerans. Görkem. Boşluk. Boşluk payı. Serbest oyun. Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun.

 

Resilience synonyms : limpness, capacitance, ductility, oscitation, resistances, capacitances, strengths, resistor, backfire, backlash, lissomeness, distention, shimmy, flection, pliability, flexible, flexibilities, resistivity, back pressure, resiliency, kickback, blowback, gape, backlashes, kickbacks, give, flexions, litheness, heating element, resistance, flexibility, reactions, yawn.

Resilience zıt anlamlı kelimeler, Resilience kelime anlamı

Inelasticity : Esnek olmama. Katı olma. Elastikiyetsizlik. Esnemezlik. Esnek olmayış. Esnememe. Dik olma.

Resilience ingilizce tanımı, definition of Resilience

Resilience kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the resilience of a ball or of sound. The act of resiling, springing back, or rebounding.