Resonants türkçesi Resonants nedir

  • Çınlayan.
  • Rezonant.
  • Salınım yapan.
  • Yankı yapan.
  • Tınlayıcı.
  • Sesi yansıtan.
  • Yankılanan.
  • Tınlayan.

Resonants ingilizcede ne demek, Resonants nerede nasıl kullanılır?

Resonant peak : Rezonans tepkisi. Çınlama doruğu. Tını zirvesi. Genellikle tonun parlaklık derecesi ile doğru orantılı olan, bir gitar manyetiğinin öz direncinin en yüksek olduğu andaki frekans değeri.

Resonant sound : Tam akciğer sesi. Rezonant ses.

Parallel resonant circuit : Paralel çınlamalı devre.

Series resonant circuit : Dizisel çinlamalı devre. Seri çınlamalı devre. Dizisel çınlamalı devre.

Resonant : Rezonant. Salınım yapan. Sesi yansıtan. Çınlayan. Tınlayıcı. Tınlayan. Yankı yapan. Yankılanan.

Resonance : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi. Sesi aksettirme. Tınlama. Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması. Çınlama. Çınlanım. Salınım. Yankılaşım. Sesi şiddetlendirme özelliği.

Resonances : Rezonans. Salınım. Tınlama. Sesi şiddetlendirme özelliği. Sesi yansıtma. Çınlama. Çınlanım. Yankılaşım. Yankılama. Seselim.

 

Antiresonant circuit : Antirezonant devre.

Resonance screen : Yankılaşım eleği. Rezonans eleği.

Acoustic resonance : Ses çınlanımı. Ses rezonansı.

İngilizce Resonants Türkçe anlamı, Resonants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resonants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ringing : Çalma (zil vb). Çalma. (telefon) arama. Arama (telefon). Çınlama. Tanin. Geçici salınım. Çan sesi. Çalınma.

Sonorous : Sedalı. Sesli. Dolgun (ses). Yankılı. Dolgun ses. Çın çın öten. Tantanalı. Gür ses.

Clangorous : Şakırtılı. Gürültülü.

Resonating : Yankılamak. Yankı yapmak. Çınlamak. Rezonans üretme. Tınlamak.

Sounding : Derinlik yoklama. Ses getirici. Sesli. Sondaj. Öten. Şatafatlı. Ses yapan.

Oscillation : Zaman dizilerine ilişkin bir genel eğilim çizgesinde gözlenen iniş -çıkışlar. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Titreşim. Bir denge durumu çevresinde oluşan, birim zamandaki yinelenme sayısına -yinelenim- ve yeğinliğine -genlik- göre belirlenen dönemsel devinim. Tereddüd. Osilasyon. Bir sarkacın, bir salıngacın, durmadan yinelenen gidip gelme devinimi. bir dalgalı akım çevriminde eksiciklerin ileri geri yinelenen titreşimi. Salınım. Tereddüt. Salıntı.

Echoers : Tekrarlayan. Yansıtan. Bir sesi tekrarlayan kimse veya şey. Yankılayan. Eko yapan kimse veya şey. Taklit eden. Tekrar eden. Yankı oluşturan.

Fruitiest : Tatlı. Meyvemsi. Meyveli. İğrenç derecede imalı. Meyve tadında.

Echoer : Bir sesi tekrarlayan kimse veya şey. Tekrarlayan. Taklit eden. Yankılayan. Yankı oluşturan. Tekrar eden. Yansıtan. Eko yapan kimse veya şey.

 

Vibration : Esnek bir özdeğin ya da dalgalanan bir ortamın denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim. Titreşim. Özdeğin belirli sıklıkta yinelenen gidip gelme devinimi. Sarsılma. Sarsış. Özellikle. Esnek bir nesne parçalarının, her saniye eş sayıda ileri geri yaptıkları düzenli salınım. Titreme, sallanma, titreşim, sallanış. Sallanış. Sallanma.

Resonants synonyms : reverberative, plangent, tinkling, jingly, repercussive, tympanic, echoed, echoing, vibrants, fruitier, resonant, reverberant, fruity, resounded, resounding, reverberating, tinklings.

Resonants zıt anlamlı kelimeler, Resonants kelime anlamı

Unmindful : Kayıtsız. Unutkan. Dikkatsiz. Aldırışsız. Düşüncesiz.

Resonants antonyms : unreverberant.