Restlessness türkçesi Restlessness nedir

Restlessness ingilizcede ne demek, Restlessness nerede nasıl kullanılır?

Restlessnes : Huzursuzluk. Durmaksızın hareket etmek ve yerinde duramamayla belirgin rahatsızlık.

Restless night : Uykusuz veya huzursuz gece.

Be restless : Huylanmak.

The young and the restless : Genç ve huzursuz. Amerikan televizyon pempe dizisi.

Restless : Uykusuz (gece). Rahatsız. Hareketli. Erinçsiz. Tedirgin. Yerinde duramayan. Huzursuz. Vesveseli. Kıpırdak. Tez canlı.

Restlessly : Huzursuzca. Ara vermeksizin. Kıpır kıpır. Vesveseli bir şekilde.

Forestless : Ormansız. Ağaçsız. Ağaçlardan yoksun.

Crestless : İbiksiz. Başlıksız. Taraksız.

İngilizce Restlessness Türkçe anlamı, Restlessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restlessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitterness : Acılık. Yakıcılık. Çoraklık. Keskinlik. Sertlik. Karamsarlık. Acık. Şiddet. Öfke.

Irritation : Tahriş edici etken nedeniyle deri veya mukozada meydana gelen durum, tahriş. kas, sinir veya organın uyarıya karşı gösterdiği tepki. sinir sisteminin uyarılara karşı aşırı tepki göstermesi hali, sinirlilik. Kurcalama. Deri veya mukozada tahriş edici etken nedeniyle oluşan iltihap öncüsü durum. Kaşındırma. Tahriş. İrritasyon. Hiddet. Öfke. Sinirlendirme.

 

Disaffection : Antipati. Hükümete muhalefet. Asilik. Muhalefet. İtaatsizlik. Soğuma. Hükümet düşmanlığı.

Ferment : Mayalamak. Maya. Kendisi değişim göstermeksizin diğer bir maddede kimyasal değişikliğe neden olan madde, fermantasyon yapıcı madde, ferment. tek hücreli, tomurcuklanmayla çoğalan mantarlar. Ekşimek. Galeyan. Karışıklık. Enzim. Telaş. Telaşlandırmak. Heyecanlandırmak.

Brisker : Canlandırmak. İstenilen hızda hareket eden. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. Canlanmak. Hareketlendirmek. Hareketli. Faal. Canlı.

Precipitation : Yağış. Temel direk. Çökelim. Çökeltme. Telaş. Eriyebilir antijenlerin antikorlarla çözünmez çökelti oluşturması, presipitasyon. Çöktürme. Bir çözeltiye belirli bir ayıraç katarak, çözünmeyip dibe çöken yeni bir bileşik elde etme. Presipitasyon.

Disapproval : Kabul etmeme. Uygun görmeme onaylamama. Kınama. Reddetme. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Beğenmeme. Ayıplama. Uygun görmeme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması.

Spring fever : Bahar yorgunluğu. Kıpır kıpır olma.

Disapprobations : Memnuniyetsizlik. Benimsememe. Tenkit. Tasvip etmeme. Beğenmeyiş. Uygun bulmama. Kınama. Beğenmeme.

Dissatisfaction : Duyumsuzluk. Doyumsuzluk. Memnuniyetsizlik.

Restlessness synonyms : disquietudes, complaints, activity, balls ache, insomnia, edginess, humps, discomforting, briskest, ailments, insomnias, brisks, dysphoria, liveliness, annoyance, dynamisms, brisk, insatiateness, discomposure, hump, headiness, brashness, nervosities, euphory, quickness, anxiousness, dissatisfactions, dynamism, disease, overhastiness, snits, hurrying, hotheadedness.

 

Restlessness zıt anlamlı kelimeler, Restlessness kelime anlamı

Immobility : Devinimsizlik. Hareketsizlik. Kımıldamazlık. Sabitlik.

Calmness : Sakinlik. Dinginlik. Soğukkanlılık. Durgunluk.