Revenuers türkçesi Revenuers nedir

  • Gümrük memuru.

Revenuers ingilizcede ne demek, Revenuers nerede nasıl kullanılır?

Revenuer : Gümrük memuru.

Revenue authorities : Vergi dairesi.

Revenue board : Maliye. Mal müdürlüğü. Defterdarlık.

Revenue bond : Gelir tahvilatı. Gelirle karşılanacak tahvilat. Gelir tahvili. Gelirle karşılanacak tahvil.

Revenue cutter : Gümrük botu. Gümrük kaçakçılığına engel olmak için kullanılan silahlı deniz motoru. Gümrük muhafaza gemisi. Kaçakçılığı önlemekle görevli zırhlı araç.

Revenue of firm : Firma geliri. Bir firmanın faaliyet geliri ile faaliyet dışı gelirlerinin toplamı. dar anlamıyla bir firmanın sattığı mal miktarı dolayısıyla elde ettiği gelir.

Revenue sharing certificates : Gelir ortaklığı senetleri. Gelir ortaklığı senedi. Köprü, baraj, elektrik santrali, karayolu, demiryolu, iletişim sistemleri ile sivil kullanıma yönelik kamu kurum ve kuruluşlarına ait deniz ve hava limanlarının gelirlerine ortak olunması için çıkarılan devlet borç senetleri.

Revenue reserves : Kar payı olarak dağıtılacak yedekler. Kardan kaynaklanan ve ortaklar tarafından çekilebilen yedek akçe.

Revenue officer : Gümrük memuru. Maliyeci. Gümrükçü.

Revenue stamp : Bandrol. Bandrol pulu. Damga vergisi. Damga pulu.

İngilizce Revenuers Türkçe anlamı, Revenuers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Revenuers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Customs official : Gümrük görevlisi.

Amount of money : Para miktarı. Para tutarı. Meblağ.

Sum of money : Tutar. Meblağ. Para yekunu. Para tutarı.

Revenue officer : Gümrükçü. Maliyeci.

Box office : Bilet gişesi. Sinema gişesi. Gişe rekorları kıran. Gişe (sinema). Tiyatro biletinin satıldığı yer. Gişe. Sinema biletlerinin satıldığı yer. Tiyatro biletinin satıldığı yer bk. gişe. Gişe hasılatı. Bilet satış yeri.

Sum : Özet. Toplama. Matematik problemi. Hesap. Toplam. Para miktarı. Meblağ. Adet. Sonuç. Toplamak.

Land waiter : Gümrük görevlisi.

Gross : Şişman. Kocaman. İriyarı. Saldırgan. Kazanmak. Gros. Apaçık. Şişko. Yoğun. Oniki düzinelik türküm.

Amount : Toplam. Genel olarak para. Meblağ. Toplama ulaşmak. İfade etmek. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Nicelik. Eşit olmak. Anlamına gelmek. Varmak.

Receipts : Okundu bilgisi. Alma. Alınma (mektup vb.). Alındı. Yemek tarifi. Fiş. Gelir. Gelirler. Reçete. Makbuz.

Revenuers synonyms : government agent, gauger, gate, customs officer, revenuer, landwaiter, jerquer.