Rhizopods türkçesi Rhizopods nedir
- Kökbacaklılar.
- Kökayaklı.
- Rizopod.
- Bir hücreliler (protozoa) alt aleminden, kök biçiminde yalancı ayak denen ve harekete yarayan protoplazma çıkıntılarıyla tanınan, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazısı asalak bir sınıf. amipler (amoebozoa), foraminiferler (foraminifera), güneş hayvancıkları (heliozoa) ve ışınlılar (radiolaria) olmak üzere 4 takımı vardır.
- Kökbacaklı.
- Kök ayaklılar.
- Tek ya da birçok çekirdekli, çoğunlukla çıplak, seyrek olarak bir kabuk taşıyan, yalancıayaklarla yer değiştiren, amipleri, günsüleri, deliklileri ve ışınlıları içine alan birgözeli hayvanlar sınıfı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Rhizopods ingilizcede ne demek, Rhizopods nerede nasıl kullanılır?
Rhizopod : Kökbacaklı. Rizopod. Kökayaklı.
Rhizopoda : Kök ayaklılar.
Rhizopodium : Rizopodyum. İnce uzun yapıda olan ve saçaklanmalar gösterebilen bu saçaklanmalar arasında anastomozları bulunabilen miksopodyum veya retikulopodyum olarak da adlandırılan dış tabakası yoğun, iç tabaka daha akışkan sitoplasmik granüller içeren foraminifera türlerinde görülen yapılar.
Rhizophagous : Bitki kökü ile beslenen. Kök ile beslenen. Bitki köküyle beslenen.
Rhizops : Rhizops. Birçok gıdanın çürümesine neden olan ve hava kaynaklı kontaminantlar olarak bilinen küf cinsi.
Rhizomatous : Kök gövdeli. Rizom köklü.
Rhizobenthos : Rizobentos. Rizobentoz. Tabana kök salmış organizmaların oluşturduğu grup.
Rhizoid : Ercik sapı. Rizoid. Kök gibi. Rizoit. Kara yosunlarında olduğu gibi ilkel bitkilerde bulunan, tek veya çok hücreden oluşmuş kök görevini yapan basit yapılar. rizoit. Köksü. Lif. Kökçük. Bazı bitkilerde bulunan, tek veya çok hücreden oluşmuş, kök görevini yapan basit yapılar, rizoit.
Rhizops oryzae : Karbonhidratlardan l (+) laktik asit üreten küf türü. Rhizops oryzae.
Rhizogenic : Rizojen.
İngilizce Rhizopods Türkçe anlamı, Rhizopods eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rhizopods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.
Mold : Küflendirmek. Biçimlendirmek. Yapı. Kalıp. Şekil. Kalıba dökmek. Ölü ya da diri örgensel ortamlarda çürükçül ya da asalak yaşayan ilkel mantarların ortak adı. bk. küf mantarları. Küflenmek. Küf bağlamak. Şekil vermek.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Rhizopods synonyms : order amoebida, bread mold, genus rhizopus, amoebida, testacea, class sarcodina, order foraminifera, amoebina, rhizopus nigricans, rhizopodan, order testacea, order amoebina, subclass rhizopoda, class, sarcodina, aardvark, rhizopod, abiotic factor, a cell, rhizopoda, a site, abramis zone, foraminifera, mould, abiotic environment, abo blood groups system.

Bu kısımda Rhizopods kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rhizopods ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rhizopods anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rhizopods ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.