Ridicule türkçesi Ridicule nedir

  • Dalga geçmek.
  • Gülmek.
  • Alay.
  • İle eğlenmek.
  • [#eğlenme Eğlenmek].
  • İle alay etmek.
  • Alay etmek.
  • Alay konusu olma.
  • Alaya almak.
  • Ele salmak.
  • Alay konusu yapmak.
  • Lağ.
  • İstihza etmek.
  • Eğlenme.
  • Lağa koymak.

Ridicule ile ilgili cümleler

English: It is not good to ridicule him in public.
Turkish: Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.

English: He exposed himself to the ridicule of his classmates.
Turkish: Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.

English: If you do that, you're going to subject yourself to ridicule.
Turkish: Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.

English: He ridiculed my idea.
Turkish: O benim fikrimle alay etti.

Ridicule ingilizcede ne demek, Ridicule nerede nasıl kullanılır?

Expose oneself to ridicule : Kendini alay konusu yapmak.

Ridiculed : Alaya almak. Alay etmek. Alay edilen. Alaya alınan. Dalga geçmek. Alay konusu yapmak.

Ridicules : İle eğlenmek. Gülmek. Dalga geçmek. Alay. Alaya almak. Alay etmek. İstihza etmek. İle alay etmek. Eğlenmek. Alay konusu yapmak.

Ridiculing : Alay. İle alay etmek. İle eğlenmek. İstihza etmek. Gülmek. Dalga geçmek. Alay etmek. Alay konusu yapmak. Eğlenmek. Alaya almak.

Ridiculous : Anlamsız. Tuhaf. Saçma. Absürd. Entipüften. Gülünç. Komik. Rezalet.

Make oneself ridiculous : Maskara olmak. Gülünç olmak. Kendini komik duruma düşürmek.

 

Juridic : Hukuki. Adli. Yasal.

Ridiculousness : Anlamsızlık. Gülünçlük. Maskaralık. Saçmalık. Komiklik.

Juridical assistance : Tüzel yardım. Yasal kovuşturma yoluyla haklarını savunmak ve icra eliyle alacaklarını elde etmek isteyenlerin bu amaçla yapılacak giderleri ödeyemeyecek durumda olmaları nedeniyle kendilerine devletçe yapılan yardım.

Iridicus : İrise ait, irisle ilgili olan. İridikus.

İngilizce Ridicule Türkçe anlamı, Ridicule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ridicule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amusement : Gönül eğlence. Temaşa. Gülünçlük. Zevk. Eğlence. Oyalanma. Komiklik.

Frolic : Sıçrayıp oynamak. Gülüp oynama. Neşe. Oyun. Eğlenti. Gülüp geçmek. Gülüp oynamak. Hoplayıp sıçramak.

Gibed : Dokunaklı söz söylemek. Dokundurmak. Dokunaklı söz. İncitici söz söylemek. Dalga geçme. Taş. İncitici söz.

Bantered : Hafif konuşma. Şaka yapmak. Takılmak (argo terim). Laklak etmek. Şakalaşmak. Takılma. Takılmak. Şaka.

Chortle : Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdama. Kahkaha.

Disports : Kendini eğlendirmek. Oynama. Oyalanmak. Oynamak. Oyalanma.

Blackguard : Hergele. Alçak. Hain. Küfürbaz. İt. Edepsiz kimse. Rezil. Sövüp saymak. Terbiyesiz. Alçak herif.

Burlesqued : Hicviye. Hicvetmek. Vodvil tiyatro. Yerme. Gülünç taklit. Alaya alma. Yermek. Alaylı taklit. Taklit ederek alay etmek.

Dawdles : Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Salınmak. Ağır davranmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Sallanmak. Zaman harcamak. Aylaklık etmek.

Fleet : Fani. Seyretmek. Süratli. Donanma. Çabuk. Çevik. Yürük. Park. Filo.

 

Ridicule synonyms : bemock, poke fun, jest at, dawdle, gibes, derides, stultify, dawdled, laugh at, discourtesy, delight, fleets, disport, laugh, disport oneself, cods, corteges, entertainment, disrespect, banter, mocked at, deriding, derisions, fleered, delights, in bulk, dallied, nickers, disprize, disporting, expose, fleer, mock.

Ridicule ingilizce tanımı, definition of Ridicule

Ridicule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To awaken ridicule toward or respecting. To laugh at mockingly or disparagingly. Ridiculous. A laughingstock. An object of sport or laughter. A laughing matter.