Ridiculous türkçesi Ridiculous nedir

Ridiculous ile ilgili cümleler

English: Ali thinks it's a ridiculous idea.
Turkish: Ali bunun gülünç bir fikir olduğunu düşünüyor.

English: His story was too ridiculous for anyone to believe.
Turkish: Onun hikayesi herhangi birinin inanması için çok fazla saçma.

English: Hopefully, being ridiculous doesn't kill you !
Turkish: Umarım komik olmak seni öldürmez!

English: It is rather ridiculous that, in some countries, a person cannot even release their own work into the public domain.
Turkish: Bazı ülkelerde, birinin kendi işini bile kamuya bırakamaması oldukça saçmadır.

English: If life is ridiculous and absurd, be glad that it is not tedious.
Turkish: Eğer hayat gülünç ve saçma ise dert etmeyin çünkü bu en azından sıkıcı değil demektir.

Ridiculous ingilizcede ne demek, Ridiculous nerede nasıl kullanılır?

Make oneself ridiculous : Maskara olmak. Kendini komik duruma düşürmek. Gülünç olmak.

Ridiculously : Saçma bir biçimde. Komik bir şekilde.

Ridiculousness : Anlamsızlık. Saçmalık. Komiklik. Gülünçlük. Maskaralık.

Ridicule : Eğlenme. Alay etmek. Gülmek. Alay konusu olma. Dalga geçmek. Lağ. Lağa koymak. Alay konusu yapmak. Alaya almak. Eğlenmek.

 

Ridiculed : Dalga geçmek. Alay edilen. Alaya almak. Alaya alınan. Alay konusu yapmak. Alay etmek.

Ridiculing : Dalga geçmek. Eğlenmek. İle alay etmek. Alay. Gülmek. Alaya almak. Alay etmek. Alay konusu yapmak. İstihza etmek. İle eğlenmek.

Iridicus : İrise ait, irisle ilgili olan. İridikus.

Ridicules : Dalga geçmek. Alay. Alay etmek. Eğlenmek. Alay konusu yapmak. İle eğlenmek. İstihza etmek. Gülmek. İle alay etmek. Alaya almak.

Expose oneself to ridicule : Kendini alay konusu yapmak.

İngilizce Ridiculous Türkçe anlamı, Ridiculous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ridiculous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bafflegab : Mantıksız. (argo) karmakarışık ve anlaşılmaz.

Colorless : Silik. Soluk. Tarafsız. Donuk. Cansız. Renksiz. Tekdüze. Yansız. Solgun.

Ludicrous : Güldürücü. Aptalca.

Balls : Taşaklı. Saçma!. Hayalar. Büzük. Cesaret. Hassiktir!. Taşaklar. Hassiktir.

Awfulness : Fenalık. Korkunçluk. Berbatlık. Çok kötülük. Dehşet vericilik.

Flimsy : Uydurma olduğu belli. Dayanıksız. İnce kağıt. Güçsüz. Pelür. Sudan. İnce kopya kağıdı. Uydurmasyon. Banknot.

Deadpan : Ölü gibi. İfadesiz. İfadesiz bir şekilde söylemek veya yapmak. Ruhsuz. Duygusuz. Cansız.

Cockeyed : Aptal. Yamuk. Salak. Budalaca. Yatık. Sarhoş. Çarpık. Şaşı gözlü. Budala. Eğri.

Cranky : Garip. Çabuk sinirlenen. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Gevşek. Huysuz. Dengesi her an bozulabilir. Aksi. Ters. Çabuk öfkelenen. Asabi.

As in a dream : Akıl almaz. Hayal meyal. Rüyada gibi. Gerçeküstü. Acayip.

Ridiculous synonyms : clownish, comical, silly, blether, emptier, stiffer, degradation, emptiest, undignified, crankier, bizarre, amusing, pathetic, laughable, bird shot, crotchety, degradations, bathetic, blankest, bizar, awfuller, barren, ignominy, disgraces, awful, applesauce, slimsy, preposterous, comedians, dreadful, anomalous, attainture, buffoonish.

 

Ridiculous zıt anlamlı kelimeler, Ridiculous kelime anlamı

Dignified : Oturaklı. Onurlu. Kıymet verilen. Saygın. Temkinli. Efendi. Ağır. Kellifelli. Asil. Şerefli.

Wise : Bilge. Yol. Tarz. Şekil. Alim. Bilgili. Hikmet sahibi. Yöntem. Akıllı. Mantıklı.

Ridiculous ingilizce tanımı, definition of Ridiculous

Ridiculous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a ridiculous dress or behavior. Absurd and laughable. Unworthy of serious consideration. Fitted to excite ridicule.