Right away türkçesi Right away nedir

Right away ile ilgili cümleler

English: Ali should have told Mary right away that he wasn't single.
Turkish: Ali bekar olmadığını hemen Mary'ye söylemeliydi.

English: Ali realized right away that he should have worn a heavier coat.
Turkish: Ali daha kalın bir palto giymesi gerektiğini hemen fark etti.

English: Ali suggested that we leave right away before it started to rain.
Turkish: Ali yağmur başlamadan önce hemen terk etmemizi önerdi.

English: Ali could tell right away that Mary was in trouble.
Turkish: Ali Mary'nin sorunu olduğunu hemen söyleyebildi.

English: Eat this right away before it gets cold.
Turkish: Soğumadan önce bunu derhal ye.

Right away ingilizcede ne demek, Right away nerede nasıl kullanılır?

Right : Tam olarak. Haklı çıkarmak. Düzelmek. Tam. Haklı. Dosdoğru. Sağda. Cidden. Sağ. Sağa.

Away : Yok. Durmadan. Uzak. Deplasmanda. Uzağa. Deplasmanda oynanan. Uzakta. Deplasman maçı. Bir yana. Devamlı.

Can i have it right away : Hemen alabilir miyim.

Right a module : Sağ a-modül.

Right about : Sağdan geri.

Right adjust : Sağdan ayarlamak. Sağa ayarlamak.

İngilizce Right away Türkçe anlamı, Right away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Right away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Double quick : Çok çabuk yürümek. Çabuk yürüyüş. Hızla. Çabucak. Çok hızlı. İkili hızlı hücum. Jet gibi.

Forthright : İçten. Samimi. Bir kerede. Açıksözlü. Açık sözlü. Açık. Tereddütsüz. Dobra dobra. Candan.

At the drop of a hat : Tereddütsüz. Hemen istekle. Hemen ve seve seve. Bayıla bayıla. Ha deyince. Aniden. Gecikmeden (konuşma dili).

In no time : Zaman kaybetmeden. Çok çabuk. Çabucak. Kaşla göz arasında. Vakit kaybetmeden. Bir koşu. Çarçabuk.

Instantly : Aniden. Biranda. Birden. Dakikasında.

At short notice : Hızlı bir şekilde. Göz açıp kapayıncaya kadar. Hızla. Çok kısa sürede. Şipşak. Acilen. Kısa süreyle. Kısa zamanda.

Spontaneously : Kendi kendine. Spontane. Kendiliğinden.

At any moment : Neredeyse. Her an.

As soon as possible : İlk fırsatta. Mümkün olan en kısa sürede. En kısa sürede. Vakit geçirmeden. Mümkün olduğunca en kısa zamanda. En kısa zamanda. Mümkün olduğu kadar çabuk. Olabildiğince çabuk.

Then and there : Oracıkta.

Right away synonyms : like a shot, in an instant, at once, forthrightly, off hand, immediately, simultaneous, straightaway, anon, right off the bat, in a twinkling, bang off, immediate, in a jiffy, on the nail, erelong, from the off, in two shakes, at a word, directly, chop chop, straight away, in a trice, first thing, without delay, at a glance, the moment, on the spur of the moment, straight off, in less than no time, on the instant, pronto, outright.