Riot türkçesi Riot nedir

Riot ile ilgili cümleler

English: The riot was completely out of control.
Turkish: İsyan tamamen kontrolden çıkmıştı.

English: The riot began with the southern people.
Turkish: İsyan, güney halkıyla başladı.

English: The riot spread across the city.
Turkish: İsyan şehirde yayıldı.

English: The riot police arrived on the scene.
Turkish: Çevik kuvvet polisleri olay yerine geldi.

English: The riot got out of hand.
Turkish: İsyan kontrolden çıktı.

Riot ingilizcede ne demek, Riot nerede nasıl kullanılır?

Riot police : Çevik kuvvet. Toplum sakçısı. Toplum polisi.

A riot of colour : Renk cümbüşü.

Read someone the riot act : Birine verip veriştirmek. Birini azarlamak.

Read the riot act : Azarlamak. Fırça çekmek.

Read the riot act to : Ayağını denk almasını söylemek. Çıkışmak. Davranışlarına dikkat etmesi konusunda uyarmak.

Riots : Ayaklanmalar. Ayaklanma. Şamata. Cümbüş. Alem. Kargaşa. Velvele. Patırtı. İsyan. Karışıklık.

Run riot : Meydanı boş bulmak. Coşmak.

Riotousness : Hafif meşreplik. Ahlaksızlık. Kontrol edilemez olma durumu. Acayiplik. Gariplik. Taşkınlık. Hovardalık. Çapkınlık. Gürültücülük. Çılgınlık.

 

Riotous : Curcunalı. Bol. Aşırı derecede. Hovarda. Gürültücü. İsyan çıkaran. Sefih. Ayaklanan. Kargaşa çıkaran. Huzuru bozan.

Rioters : Asi. İsyancı. Karışıklık çıkaran kimse. Gürültücü. Nümayişçi. Gösterici.

İngilizce Riot Türkçe anlamı, Riot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Riot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insurrections : Kıyam. Başkaldırma. İhtilal. Başkaldırı. Kurulu bir düzene karşı halk ayaklanması.

Clamours : Çığlık. Haykırmak. Feryat etmek. Gürültü etmek. Feryat. Bağırıp çağırmak. Yaygara koparmak. Yaygara.

Go on the rampage : Cinleri tepesine çıkmak. Heyheyleri tutmak. Cinleri tepesinde olmak. Tepesi atmak. Siniri tepesinde olmak. Dağıtmak. Kıyameti koparmak. Zıvanadan çıkmak. Çığırından çıkmak.

Agitate : Kamuoyunu kışkırtmak. Sarsmak. Ortalığı karıştırmak. Sallamak. Kışkırtmak. Çalkalamak. Yaygara koparmak. Propaganda yapmak. Galeyana getirmek.

Hijinks : Gürültülü eğlence.

Fracas : Gürültülü kavga. Kavga kıyamet. Dalaş. Arbede. Gürültü. Kavga.

Cause a bedlam : Kızılca kıyamet koparmak.

Bedevilment : Dert. Karmaşa. Karıştırma. Karışık olma durumu. Tasa. Zorlaştırma. Kaygı. Karmaşa halinde olma durumu. Tedirginlik.

Hilarity : Gürültülü eğlence. Neşe. Kahkaha. Eğlence.

Made a fuss : Yaygara koparmak. Sorun çıkarmak. Mesele çıkarmak.

Riot synonyms : make whoopie, public violence, marsh, hilarities, boozes, dinned, on the racket, clamouring, commotions, din, blowout, get out of control, ballyhoo, make happy, revolt, roister, insurgent, become unmanageable, babel, rebels, raise cain, binge, estuation, insurgency, cataclysms, get out of hand, make an uproar, blinder, force, benders, busters, fester, breach of the peace.

 

Riot zıt anlamlı kelimeler, Riot kelime anlamı

Order : Tavsiye etmek (doktor). Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sipariş vermek. Buyruk. Usul. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Tarikat. Sınıf. Ismarlamak.

Riot ingilizce tanımı, definition of Riot

Riot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go to excess. To run riot. To act in an unrestrained or wanton manner. Tumult. To indulge in excess of luxury, feasting, or the like. To engage in riot. To revel. Uproar. To spend or pass in riot. Wanton or unrestrained behavior.