Rivers türkçesi Rivers nedir

Rivers ile ilgili cümleler

English: There are many rivers in India.
Turkish: Hindistan'da birçok nehir var.

English: Are there big rivers in Germany?
Turkish: Almanya'da büyük nehirler var mı?

English: No two rivers in the world are completely the same.
Turkish: Dünyadaki hiçbir iki nehir tamamen aynı değildir.

English: The water levels in these rivers are different.
Turkish: Bu nehirlerin su seviyeleri farklıdır.

English: Most rivers flow to the sea.
Turkish: Çoğu nehirler denize akar.

Rivers ingilizcede ne demek, Rivers nerede nasıl kullanılır?

All rivers fall into the sea : Su akar yolunu bulur. Neticede her şey yine aynı yerde biter. Her yol roma'ya çıkar. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer yine kürkçü dükkanıdır.

All rivers flow to the sea : Neticede her şey yine aynı yerde biter. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer yine kürkçü dükkanıdır.

International rivers : Uluslararası ırmaklar. Uluslararası akarsular. Çığırı boyunca birçok ülkenin topraklarından geçen ırmaklara verilen ad. Uluslararası nehirler.

Study of rivers : Akarsubilgisi. Akarsuların düzen özelliklerini, bu düzeni yaratan doğal nedenler bakımından inceleyen bilim kolu.

Riverside : Washington eyaletinde yerleşim yeri. Irmak kıyısı. Nehir kıyısı. Nehir kenarı. Nehir kıyısındaki. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Irmak kenarı. Missouri eyaletinde şehir. Wyoming eyaletinde yerleşim yeri.

 

Registered drivers internet site : Kayıtlı sürücüler genel ağ bölgesi. Kayıtlı sürücüler internet bölgesi.

Generic modem drivers : Soysal modem sürücüleri.

Derivers : Bir kaynaktan alan kimse. Türeten kimse. Elde eden kimse.

Arrivers : Gelen kimse. Varış yerine ulaşmış olan kimse. Bir yere varan kimse.

Drivers : Sürücü. Şoför. Makinist. Sert yönetici. Golfte ağaç sopa. Arabacı. Hayvan güden kimse.

İngilizce Rivers Türkçe anlamı, Rivers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rivers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brooked : Su. Katlanmak. Tahammül etmek. Çekmek. Kaldırmak. Çay. Dayanmak. Dere.

Stream : Çay. Akıp gitmek. Uçuşmak. Dalgalanmak (saç veya bayrak). Akıtmak. Aralıksız sürmek. Akın halinde gitmek. Sel gibi akmak. Dalgalanmak. Uzanmak.

Honker : Kaz sesi çıkaran. Büyük burunlu. Koca burunlu (argo terim). Koca burunlu.

River : Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Okyanus. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir. Akarsu.

Major river : Boyu, beslenme teknesinin alanı, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımlarından en büyük anaakarsu.

Effluences : Akma. Dışarı akma. Seyelan. Atık su. Atık madde. Dışa akma. Akıntı.

Cabby : Arabacı. Taksi şoförü. Taksi haydavcısı. Taksici.

Operator : Tıbbi ameliyatları gerçekleştiren kişi. Makine operatörü. Kullanan. İşleç. Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse. Operatör. İpli kuklaları oynatan sanatçı. Nicemsel işleybilimde yerlemler, devinirlik, erke gibi doğabilimsel nicelikler üzerindeki işlemleri gösteren simge. İşi bilen kimse. İşletmeci.

 

Creepages : Sızıntı. Dağılma. Yayılma. Kayma. Kaçak yolu.

Water bus : Göl. Su otobüsü. Kanal vs üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne. Su taşıtı. Su ulaşım aracı. Deniz otobüsü. Nehir taşıtı.

Rivers synonyms : race driver, hack driver, owner driver, tailgater, kerb crawler, automobile driver, speed demon, designated driver, livery driver, test driver, course, drifty, water system, driftier, teamster, creepage, motorist, speeder, bus driver, beck, cabdriver, rapid, cabman, flights, driftiest, waterfall, trucker, road hog, artery, taxidriver, rivered, truck driver, automobilist.

Rivers zıt anlamlı kelimeler, Rivers kelime anlamı

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.

Falsify : Yanıltmak. Kalpazanlık yapmak. Çarpıtmak (gerçekleri). Üzerinde oynamak. Taklit etmek. Tahrifat yapmak. Oynama yapmak. Saptırmak. Belgede tahrifat yapmak. Sahtesini yapmak.

Synchronize : Eşzamanlı bir hale getirmek. Sesi birbirine ayarlamak. Eşzamanlı kılmak. Eşzamanlamak. Senkronize olmak. Eşzaman kılmak. Aynı anda olmak. Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate tesadüf ettirme. Senkronize.

Rivers antonyms : consecrate, synchronise, stay, correct.