Rods türkçesi Rods nedir

  • Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası.
  • Şaft.
  • Tabanca (argo terim).
  • Sopa.
  • Olta çubukları.
  • Sopacıklar.
  • Ağtabakanın, gözün karanlığa alışmış durumunda görsel izlerin iletilmesinde belli başlı rolü oynayan özel alıcılar, ya da bunların sopa biçimindeki uçları.
  • Rodlar.
  • Çubuk.
  • Ceza.
  • Kol.
  • Mil.
  • Aks.
  • Cezalandırma.
  • Olta iğnelerinin belli mesafelere atılıp çekilmesini sağlayan, balık vurduğunda esnemek suretiyle misinanın kesilmesi ve iğnenin açılmasını önleyen, misinanın toplanması sırasında karışmasını engelleyen düz, elle sarmalı veya motorla sarma işlemi yapan olta, olta kamışları.
  • Olta kamışları.

Rods ingilizcede ne demek, Rods nerede nasıl kullanılır?

Control rods : Kontrol çubuğu. Kontrol çubukları. Bir çekirdeksel tepkileşimlikte erke üretimim denetlemek için kullanılan kadmiyumdan ya da bor çeliğinden yapılmış çubuklar. Nükleer reaksiyon oranını kontrol etmek için kullanılan çelik veya alümiyumdan yapılmış çubuk. Denetim çubukları.

Gill rods : Sefalokordatlarda yutağı destekleyen jelatinsi çukurlar. Solungaç çubuğu.

Goldenrods : Hakiki altın başak. Küçük sarı çiçekli bir bitki. Küçük sarı çiçekleri olan bitki. Adi altınbaşak. Yahudi otu. Altınbaşak otu. Altınbaşak.

 

Harrods : Knightsbridge'te bulunan ünlü alışveriş merkezi (londra). Harrods şirketler grubu (harrods bankası, harrods estate ve harrods air'ı dahil eder). Ohio eyaletinde yerleşim yeri.

Harrods growth theory : İktisadi büyümenin tasarrufların yatırıma dönüşmesi ile gerçekleşeceği görüşünden hareketle doğal büyüme oranının işgücü artış oranı tarafından, buna karşılık gerçekleşen büyüme oranının gelirden tasarruflara ayrılan oran tarafından belirlendiği bir ekonomide, tam istihdama ulaşmak için gereken büyüme oranının gerçekleşen büyüme oranından farklı olabileceği ve gerekli büyüme oranına ulaşılması ve tasarrufların belli bir düzeye çıkarılması için devlete görev düşeceğini belirten, r. harrod tarafından ileri sürülen kuram. Harrod büyüme kuramı.

Rod oil : Yol yağı.

Rod mill : Çubuklu değirmen. Çubuklu kırıcı.

Scrods : Yenilebilir balık türleri. Atlantik morina balığı. Morina balığı. Atlantik mezgiti veya morina balığı.

Hotrods : Potansiyel hızının arttırılabilmesi amacıyla elden geçirilmiş araba. Elden geçirilmiş araba. Çeşitli modifikasyonlar sonucu hızı arttırılmış araba.

Rod cells : Çomak hücreleri. Göz yuvarının en iç tabakası olan retinada bulunan, çok sayıda (600-1000) para dizisi gibi sıralanmış yassı zar keselerden oluşmuş dış segment ile hücre çekirdeğinin ve diğer organellerin bulunduğu iç segment olmak üzere iki kısımdan oluşan, beyaz ışığa karşı hassas, rodopsin pigmenti içeren, insan gözünde yaklaşık 120 milyon kadar bulunan, ince, uzun (50x3 um) hücreler. çubuk hücreleri. Retinada bulunan ve beyaz ışığa karşı duyarlı olan, çubuk biçimindeki hücreler. Çomak hücre.

 

İngilizce Rods Türkçe anlamı, Rods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bead : Boncukla süslemek. Çıta. Damla. Arpacık (silahta). Boncuk. Tane. Ç.tespih. Boncuk dizmek. Kolye. Tespih.

Fishing pole : Olta kamışı. Kamış.

Rod : Sırık. Asa.

Rib : Çubuklarla desteklemek. Kotlet. Nervür. Takılmak. Kafa bulmak. Kiriş. Dalga geçmek. Şemsiye teli. Hanım.

Member : Taraf (denklem). Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Uzuv. Öğe. Organ. Mensup. Aza. Kılgan. Üye.

Discipline : Bilgi dalı. Disipline sokmak. Kontrol altında tutmak. Disiplin. Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu. kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü. Terbiye etmek. Disiplin sağlamak. Eğitmek. Bilimdalı.

Bracket : Eşit kabul etmek. Ayraç içine almak. Hedefi makas içine almak (argo terim). Praçol. Türküm. Ayraç. Böleç. Paranteze almak.

Cane : Hasırla kaplamak. Kamış. Baston ile dövmek. Baston. Değnek. Bambu. Hasırlamak. Değnekle dövmek. Kamışla kaplamak.

Fines : İnce kısım. Para cezası. İnce daneler. Para cezaları.

Punishing : Öldürücü. Yalayıp yutmak. Dayak atmak. Yorucu. Silip süpürmek. Azarlamak. Dövmek. Hırpalamak. Cezalandırmak.

Rods synonyms : sir james clark ross, james clark ross, stair rod, rotating shaft, ramrods, cannoning, crossbar, crank, bar, axletree, coak, correction, castigations, stub axle, bastinadoes, tie rod, connecting rod, blackjacked, bludgeon, chopsticks, mortification, beatings, abandum, axle shaft, apodosis, branch, axis, chibouk, penalising, shaft, col, axises, chopstick.