Roil türkçesi Roil nedir

Roil ile ilgili cümleler

English: The cook broiled the meat.
Turkish: Aşçı eti ızgarada pişirdi.

Roil ingilizcede ne demek, Roil nerede nasıl kullanılır?

Roiled : Sinirini bozmak. Kızdırmak. Çamurlaştırmak. Rahatsız etmek. Bulanıklaştırmak. Öfkelendirmek. Sinirlendirmek. Çamurlu hale getirmek. Bulandırmak. İrrite etmek.

Roiling : Sinirini bozmak. Bulanıklaştırmak. Çamurlu hale getirmek. Kızdırmak. İrrite etmek. Öfkelendirmek. Çamurlaştırmak. Sinirlendirmek. Rahatsız etmek.

Roils : Bulanıklaştırmak. Öfkelendirmek. Çamurlu hale getirmek. Kızdırmak. İrrite etmek. Çamurlaştırmak. Sinirlendirmek. Bulandırmak. Sinirini bozmak. Rahatsız etmek.

Roily : Bulanık.

Broil : Kızartmak. Kaynamak. Izgara yapmak. Izgara. Kavga. Balık kızartmak. Çok sıcak olmak. Izgarada kızartmak. Kavrulmak. Tavuk kızartmak.

Broiling : Kavurucu.

Broiler : Broyler. Et verim yönüyle ıslah edilmiş, melez, en kısa sürede en az yemi tüketerek en yüksek canlı ağırlığa ulaşması hedeflenmiş piliç, broyler. Çok sıcak bir gün. Etlik piliç. Piliç. Kasaplık piliç. Et tavuğu. Fırında et kızartmaya özgü ızgaralı kap. Izgaralık piliç.

Broiled meat : Külbastı.

Broiler fattening : Etlik piliç besisi. Et tipi günlük civcivlerin özel rasyonlarla 5-6 hafta süreyle veya belirli bir canlı ağırlığa ulaşıncaya kadar beslenmeleri işlemi, broyler besisi. Broyler besisi.

 

Broils : Kızartmak. Kargaşa. Kavga. Izgara yapmak. Tartışma. Gürültü. Izgarada kızartmak. Kavrulmak. Izgara. Yanmak.

İngilizce Roil Türkçe anlamı, Roil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annoy : Dalına basmak. Can sıkmak. İzaç etmek. Sinirini bozmak. Canını sıkmak. Taciz etmek. Gıcık etmek. Sataşmak. Baş ağrıtmak.

Muddied : Bulanık. Çepellemek. Çamurlamak. Çamurlu. Çepelli. Karışık. Çamura bulamak. Pis.

Acerbate : Sabrını tüketmek. Huysuzlaştırmak. Acılaştırmak.

Aggravates : Kötüleştirmek. Provoke etmek. Darıltmak. Zorlaştırmak. Çileden çıkarmak. Azıştırmak. Kızıştırmak. Kızdırmak. Ciddileştirmek.

Vex : Canını sıkmak. Kızdırmak.

Covered up : Gizlemek. Kılık değiştirmek. Örtbas etmek. Saklamak. Bir şeyi tamamen örtmek. Gizli tutmak. Örtmek. Örtülü. Örtülmüş.

Bugger : Tip. Herif. Oğlancı. Mahvetmek. Oğlancılık etmek. Kulampara. Kimse. Alçak herif. Hayvancağız.

Angering : Sinir. Öfke. Fitil vermek. Hiddet. Hiddetlendirmek. Darıltmak. Öfkelendirmek. Kızdırmak. Kızgınlık.

Annoys : Rahatını kaçırmak. Huzursuz etmek. Kızdırmak. Sinirini bozmak. Dalına basmak. Gıcık etmek. Canını sıkmak. Taciz etmek. Sinir bozmak. Can sıkmak.

Darkens : Anlaşılması zor hale getirmek. Karartmak. Kararmak. Esmerleşmek. Koyulaştırmak. Karıştırmak. Koyulmak. Siyahlaştırmak. Koyulaşmak.

Roil synonyms : commove, dims, moil, discomfiting, muddy, rile, muddier, covering up, anger, aggravate, cloud, disturb, buggering, muddle, dimming, blur, acerbated, puddle, darken, stir up, move, acerbating, agitate, boil, clouds, angers, shake up, angered, raise up, blurs, clouding, churn, discomfit.

 

Roil zıt anlamlı kelimeler, Roil kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak.

Roil ingilizce tanımı, definition of Roil

Roil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to roil wine, cider, etc. , in casks or bottles. To wander. To roam. To roil a spring. To render turbid by stirring up the dregs or sediment of.