Roost türkçesi Roost nedir

Roost ile ilgili cümleler

English: Tom didn't hear the rooster crow.
Turkish: Horoz ötüşünü duymadım.

English: Some roosters believe the sun rises for them.
Turkish: Bazı horozlar güneşin onlar için doğduğuna inanmaktadır.

English: There are about seventy hens in the henhouse, but only one rooster.
Turkish: Kümeste yaklaşık yetmiş tavuk ama sadece bir horoz var.

English: A dead rooster does not fear the fire.
Turkish: Ölü bir horoz ateşten korkmaz.

English: Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop.
Turkish: Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.

Roost ingilizcede ne demek, Roost nerede nasıl kullanılır?

Rule the roost : Evin reisi olmak. Dediği dedik olmak. Sözü geçmek. Sözünü geçirmek. Borusu ötmek.

Roosted : Konaklamak. Tünemek. Tüneğe konmak. Tünek. Gecelemek.

Rooster : Horoz.

Roosters : Horoz.

Roosting : Tüneğe konmak. Tünek. Gecelemek. Konaklamak. Tünemek.

Buckaroos : Yoldaş. Dolar (argo terim). Herif (argo terim). Papel. Kovboy. Adam.

Roosts : Tüneğe konmak. Gecelemek. Konaklamak. Tünemek. Tünek.

Henroost : Tavuk tüneği. Tünek.

Electroosmosis : Sıvının bir elektrik akımı etkisiyle bir perde içindeki hareketi. Elektroosmoz. Elektrikle geçişme. Çıngıyla geçişme. Elektroozmoz.

 

Acroosteolysis : Akroosteoliz.

İngilizce Roost Türkçe anlamı, Roost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slept : Uyumak. Çok hızlı dönmek. Uykuda. Kalmak. Yatacak yer sağlamak. Fırıl fırıl dönmek. Uyumuş. Uyuklamak.

Sits : Oturuma katılmak. Oturmak. Toplanmak. Yola getirmek. Kuluçkaya yatmak. Binmek. Konmak. Tam oturmak. Oturtmak.

Perching : Tüneme. Yerleştirmek. Oturmak. Tüneyici. Konmak.

Camp : Ordugah. Düşerge (azerice). Adenozin monofosfatta şekerin 5ı karbonuna bağlı fosforik asidin adenilat siklaz aracılığıyla ribozun 3ı karbonuna bağlanmasıyla meydana gelen, hormon vb. maddelerin fonksiyonlarına aracılık eden bir nükleotit, siklik amp, camp, halkasal adenozin monofosfat. ikinci haberci olarak çeşitli metabolik yolların düzenleyicisi olan önemli bir molekül. Adileştirmek. İlgi çekmek için dikkat çekici giyinmek. Döngüsel adenozin monofosfat. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konmak. Düşerge yapmak. Kadınsı.

Sit : Kalmak (bir yerde). Sınava girmek. Oturmak. Olmak (imtihan). Konmak. Oturtmak. Oturuma katılmak. Toplanmak. Poz vermek.

Rest : Diğerleri. İstirahat etmek. Durma. Dinlenme. İşlemezlik. Uzanmak. Uyumak. Rahat. Kalmak. Durmak.

Stop off : Yolculukta durmak. Bir yerde durmak. (yolculukta) durmak. Uğramak. Mola vermek.

Settle : Kararlaştırmak. Berraklaşmak. Belirlemek. Çökelmek. Hafiflemek. Yetinmek. Oturtmak (bir şeyi bir yere). Uyum sağlamak. Anlaşmak.

Roost synonyms : roosts, roosting, sleep over, stay overnight, sleeps, perches, spend the night, sleep, henroost, settles, camped, stop over, overnight, perched, be billeted, perch, put up, lodged, camps, sit down, lodge, roosted.

 

Roost zıt anlamlı kelimeler, Roost kelime anlamı

Lie : Mideye oturmak. Kalmak. Uzanmak. Yatmak. Atmak. Yalan söylemek. Durmak. Yalan atmak. Kandırmak. Palavra.

Stand : Sineye çekmek. Gitar sehpası. Katlanmak. Ayakta dikilmek. Durmak. Devam etmek. (teklif) geçerli olmak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üçayak. Karşı koymak.

Roost ingilizce tanımı, definition of Roost

Roost kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A perch. The pole or other support on which fowls rest at night. Roast. [Bakınız: Roust]. To perch. To sit, rest, or sleep, as fowls on a pole, limb of a tree, etc.