Rug türkçesi Rug nedir

  • Kilim.
  • Battaniye.
  • Battaniye (ingiliz ingilizcesi).
  • Küçük halı.
  • Örtü.
  • Halı.
  • Namazla.
  • Seccade.
  • Kalın örtü.
  • Yaygı (kilim vb).
  • Keçe.

Rug ile ilgili cümleler

English: Ali beat the rug with his an old racket.
Turkish: Ali halıyı eski bir raketle dövdü.

English: Have each of your wives weave a rug by tomorrow.
Turkish: Yarına kadar karılarınızdan her birine bir kilim dokutun.

English: I have to buy a new rug for the room.
Turkish: Oda için yeni bir halı almak zorundayım.

English: Moustapha was vacuuming the rug while Jale was mopping the kitchen floor.
Turkish: Jale mutfak zeminini paspaslarken Mustafa halıyı temizliyordu.

English: I put down a rug under my desk.
Turkish: Masamın altına bir kilim koydum.

Rug ingilizcede ne demek, Rug nerede nasıl kullanılır?

Bearskin rug : Yaygı olarak kullanılan ayı postu.

Oriental rug : Ortadoğu veya orta asya'da dokunan halı. Ortadoğu'da dokunan kilim (genellikle el yapımı). Şark halısı.

Persian rug : Acem halısı. İran halısı.

Prayer rug : Seccade. Namaz seccadesi. Namazlık. Namazla.

Rag rug : Kırpıntı kilimi. Pala.

Rugby : Rugbi. Kuzey dakota eyaletinde şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. Ragbi.

Ruga : Kıvrılma. Kırışıklık. Kırışık. Buruşuk. Kıvrım.

Woolen rug : Yün halı. Yünlü halı.

 

Travelling rug : Yolluk.

Scatter rug : Kilim. Ufak halı.

İngilizce Rug Türkçe anlamı, Rug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wilton : Kalın pileli pürüzsüz yumuşak halı. Minnesota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Connecticut eyaletinde şehir.

Feltings : Keçelenme. Keçeleşme. Keçeleştirme.

Pads : Istampa. Ped. Altlık. Rampa. Sümen. Bloknot. Ayak izi (hayvan). Yastık (küçük). Haraç.

Prayer rug : Namazlık. Namaz seccadesi.

Haircloths : Çul. Kılkumaş. Çuha. Çul (döşeme vb). Kıl kumaş.

Floor covering : Döşeme. Yer kaplama. Döşeme kaplaması. Düzlük kaplaması. Zemin kaplama. Düzlüğün, çevirim sırasında kaydırma arabası, vinç, sestoplar arabası, vb. tekerlekli araçların düzgün, sarsıntısız devinimini sağlayacak, sesi soğuracak, dayanıklı, boyama ve temizlemeye yatkın nitelikteki taban örtüsü. Yer kaplaması. Taban muşambası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Broadloom : Geniş tezgahta dokunmuş. Dikişsiz halı.

Stair carpet : Merdiven yolluğu.

Insole : Ayakkabıda dış tabanın altındaki katman. Ayakkabı astarı. Taban keçesi. Taban astarı. Taban içi. İç taban.

Canopy : Gölgelemek. Örtmek. Tente. Kanopi. Gölgelik. Baldaken. Kubbe. Gök kubbe. Saçak.

Rug synonyms : floor cover, numdah, numdah rug, wilton carpet, kurdistan, shag rug, flying carpet, nammad, prayer mat, blanket, cot, sealing ring, pad, coating, haircloth, scatter rug, seal ring, cosy, bedquilt, covering, caparisoned, carpeting, throw rug, canopies, caparison, red carpet, mat, felts, cloak, carpets, rugs, tapis, caparisons.

 

Rug ingilizce tanımı, definition of Rug

Rug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pull roughly or hastily. To spoil. To tear. A kind of coarse, heavy frieze, formerly used for garments. To plunder.