Rums türkçesi Rums nedir
Rums ile ilgili cümleler
English: Ali can play the drums.
Turkish: Ali davul çalabilir.
English: Ali asked Mary not to play the drums so late at night.
Turkish: Ali Mary'den gece geç saatlerde davul çalmamasını rica etti.
English: Ali can't play the drums all that well.
Turkish: Ali o kadar iyi davul çalamaz.
English: Ali can already play the drums better than I could at his age.
Turkish: Ali zaten davulu onun yaşındayken çalabileceğimden daha iyi çalabiliyor.
English: Ali heard the drums.
Turkish: Ali davulları duydu.
Rums ingilizcede ne demek, Rums nerede nasıl kullanılır?
Alarums : Alarm.
Alarums and excursions : Karışık eylem veya curcuna. Tertibat ve çelişkiler.
Antiserums : Antıserum. Antiserum. Antikorlar içeren serum. Aşı.
Arums : Danaayağı. Yabani çiçek açan bitki.
Aurums : Altın.
Centrums : Orta veya merkez. Merkez. Şehir merkezi. Bir omurun gövdesi. Orta.
Chat forums : Konuşarak tartışma ortamları. Bazı kullanıcıların yazışarak iletişim kurmalarına olanak tanıyan on-line bilgi servisi bölümü. Sohbet forumu.
Bongo drums : Tamtam.
Conundrums : Bilmece. Çıkmaz. Merak konusu. Kelime oyunlu bilmece. Muamma. Açmaz. İkilem.
Doldrums : Keder. Kasvet. Neşesiz. Keyifsiz. Bezginlik. Eşleksel durgunluk alanı. Sakinler. Hüzün. Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad.
İngilizce Rums Türkçe anlamı, Rums eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crotchety : Dırdırcı. Huysuz. Sinirli. Aksi.
Comedian : Şamatacı. Güldürülerde oynayan, başarı kazanan oyuncu. Komik kimse. Komedyen. Güldürücü. Güldürü türündeki oyunlarda basan kazanıp ün yapmış oyunculara verilen ad. Güldürü oyuncusu. Güldürü aktörü. Komedi yazarı.
Bottle : Tüp. Şişelemek. Şişe. Susturmak. Biberon. Şişeye koymak. Kavanozlayıp saklamak. Şişeye doldurmak. Emzik.
Clownish : Budala (argo terim). Budala. Soytarı gibi. Kaba saba. Yontulmamış.
Confounding : Çelişen. Karıştırmak. Bozmak. Yenmek. Utandırmak. Şaşırtmak. Şaşırtma. Kafasını karıştırmak. Etki karışımı.
Comical : Gülünç olan. Gülünç bir kişi ya da durum. Gülünç. Güldürücü. Gülünç görünüşü olan bir kişi ya da güldürücü özellikleri kapsayan bir durum.
Crankier : Çabuk sinirlenen. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Ters. Asabi. Eksantrik. Laçka. Gevşek. Alıngan.
Crackbrained : Saçma. Kaçık. Deli.
Drinking : İçki içme. İçki alışkanlığı. Gereken şekilde. İçki içmek. Kafayı çekme. İçmek. İçen. İçme.
Bevvy : (alkollü) içki. (britanya argosu) alkollü içecek.
Rums synonyms : body part, grogs, curiosities, anomalous, bird, crotchets, hemstitched, bewildering, codger, alcohols, boozes, bizarre, antiquated, drolling, kookier, croupe, colossal, droll, bloody, amusing, drank, hooch, crankiest, baffling, derisive, drolls, grog, beverage, hemstitches, cranky, comic, antique, bughouses.
Rums zıt anlamlı kelimeler, Rums kelime anlamı
Familiar : Samimi arkadaş. İçten. Arkadaş. Tanıdık. Bambılı. Senlibenli. İyi arkadaş. Sulu. Yakın dost. Yaygın.

Bu kısımda Rums kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rums ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rums anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rums ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.