Rung türkçesi Rung nedir

  • Merdiven basamağı.
  • Sandalye ayak desteği.
  • El merdiveni basamağı.
  • Ayak.
  • Kademe.
  • Portatif merdiven basamağı.
  • Basamak.
  • Tekerlek parmağı.
  • İskemlenin basamak değneği.
  • Demir merdiven basamağı.
  • Çalmak.

Rung ile ilgili cümleler

English: Has the bell rung yet?
Turkish: Zil henüz çaldı mı?

English: No sooner had the bell rung than the teacher came into the classroom.
Turkish: Zil çalar çalmaz öğretmen sınıfa geldi.

English: The bell has not rung yet.
Turkish: Zil henüz çalmadı.

English: The bell had already rung when I got to school.
Turkish: Okula gittiğimde zil çoktan çalmıştı.

English: Were you the one who rung the bell?
Turkish: Zili çalan kişi sen miydin?

Rung ingilizcede ne demek, Rung nerede nasıl kullanılır?

One rung above : Bir kademe üstte. Bir rütbe yüksekte.

Bottom rung : Dip basamak. En düşük basamak.

Runge kutta method : Runge'-kutta yöntemi.

Rungless : Derecesiz veya kademesiz. Dikey kademesiz. Basamaksız.

Rungs : Portatif merdiven basamağı. Basamak. Sandalye ayak desteği.

Hirschprung disease : İnsanlarda, anorektal bölgede veya kolonda myenterik ve submukozal sinir pleksuslarında ganglion hücrelerinin bulunmaması nedeniyle etkilenen bağırsakta normal peristaltik hareketlerin görülmemesiyle belirgin doğuştan görülen bir hastalık. Hirschprung hastalığı.

 

Grunge : Dağınıklık. Atık. Kirlilik. Çöp. Pislik. Düşük kalitede olan bir şey. Grunge müzisyenleri ile ilgili olan moda tarzı. Nihilizme ait şarkı sözleriyle tanımlanan rock müziği tarzı. Değersiz şey.

Hamstrung : Topuk kirişini keserek sakatlamak. Sakatlamak. Baltalamak. Başarısız. Aksatmak. Sakat. Topal etmek. (mecaz) eli kolu bağlı olmak. Sonuç getirmeyen.

Highly strung : Hassas. Gergin. Gergin (kimse). Sinir küpü. Sinirli. Çok duygusal. Çok sinirli.

Grungiest : Pis. Dağınık. İğrenç. Pasaklı. Temiz olmayan. Grunge müziği veya tarzına ait veya ilgili. Kirli.

İngilizce Rung Türkçe anlamı, Rung eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buttresses : Destek. Payanda. Perçinleştirmek. Desteklemek. Destekçi. Desteklik etmek. Payanda vermek.

Echeloning : Avustralya ve yeni zelanda istihbarat örgütlerinin dünya üzerindeki iletişim sistemlerini denetlemek amacıyla kurdukları ortak projenin kod adı. Işığı renklere ayıran cihaz. Kanada. Nizamına göre tanzim etmek. İngiltere. Diziliş. Aşama. Paralel olarak dizmek. Abd.

Adopts : Nüfusuna geçirmek. Seçmek (pol.). Evlat edinmek. Kabul etmek. Benimsemek. Sahip çıkmak.

Appropriate : Tasarruf etmek. İç etmek. Kendine mal etmek. Üstüne oturmak. Uygun. Münasip. Özelleştirmek. Sahipsiz birşeyi almak. Mülk edinmek.

Ladder : (çorap) kaçmak. Kaçmak. Çorap kaçmak. Kaçmak (çorap). İtfaiye merdiveni. Eskitmek. Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi. Merdiven. Kaçırmak. Çorabı kaçmak.

 

Bearing : Alaka. Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Hareket. Ürün verme. Taşıma. Taşıyan. Meyve verme. İlgi. Çekme. Dayanma.

Histrionics : Aktörlük. Tiyatro sanatı. Duygu sömürüsü. Yapmacık tavır. Yapmacık davranış. Oyunculuk. Rol. Sahte davranış. Sahne sanatı.

Digit : Tek haneli rakam. Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri. Sıfırdan dokuza kadar tamsayıların her biri. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Dijit. Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları. falanj. Sayamak. Bir parmağın genişliği. El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit. Hane.

Jambs : Pervaz. Söve. Kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı. Kenar. Fırın kenar duvarı. Port ağzı yan duvarı. Makas dikmesi.

Rung synonyms : straight chair, side chair, crosspiece, rundle, abstract, cabbages, pillared, plates, hoofing, foot, buttress, blew, degree, pillar, highchair, grade, digit position, rungs, graduality, round, pes, cabbaging, hoof, spokes, echelons, bag, rocking chair, treading, digits, castes, digit place, border on, chimed.

Rung ingilizce tanımı, definition of Rung

Rung kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A floor timber in a ship.