Running in türkçesi Running in nedir

  • Rodaj (motor alıştırılması).
  • Rodaj.

Running in ile ilgili cümleler

English: A dog is running in the park.
Turkish: Bir köpek parkta koşuyor.

English: Ali is running in order to catch the bus.
Turkish: Ali otobüse yetişmek için koşuyor.

English: He has given up running in order to focus on the long jump.
Turkish: Uzun atlamaya odaklanmak için koşmaktan vazgeçti.

English: A lot of boys are running in the park.
Turkish: Parkta bir sürü delikanlı çalışıyor.

English: A rabbit is running in the garden.
Turkish: Bahçede bir tavşan koşuyor.

Running in ingilizcede ne demek, Running in nerede nasıl kullanılır?

Running : Akıntı. Üst üste. Genel. Akar. İçinde bulunulan. Koşuş. Dansçının dans adımlarıyla koşması. Peşpeşe. İşlek. İdare.

In : İçinde. İçeri. Olarak. Mevsimi gelmiş. Da. Halinde. Tutulan. De. Çok moda olan. İçine.

Running in place : Yer değiştirmeden yapılan tempolu yürüyüş. Yerinde say.

Running account : Anında verilen haber. Cari hesap. Açık hesap.

Running average time : Devingen ortalama süresi. Çalışma ortalama süresi.

Running bill : Sürümdeki belgitler. Satakta dönüşüm yapan borç belgitleri.

İngilizce Running in Türkçe anlamı, Running in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Running in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Grinding : Ezme. Taşlama. Aşındırma. Bileme. Gıcırdama. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Öğütücü. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öğütme.

Grindings : Öğütme. Bileme. Gıcırdama. Sürtme. Öğütücü. Taşlama. Aşındırma. Eyelemek. Ezme.

Lapping : İnce parlatma. Katlama. Alıştırma. Perdahlama. Bindirme. Lepleme. Kenarların üst üste gelmesi. Parlatma. Kıvırma. Müşterilerden tahsilatı geç gösterme yoluyla kasadaki parayı kullanma.