Söndürecek nedir, Söndürecek ne demek

Teknik terim anlamı:

Fırınlarda ateş söndürmekte kullanılan kalın saçtan yapılmış bidon. (Gerze Sinop).

Söndürecek anlamı, kısaca tanımı

Söndür : Işıkların söndürülmesi için verilen komut

Söndürmek : Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek. Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak. Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek.

Fırınlar : Bilecik kenti, Pazaryeri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Söndürme : Söndürmek işi.

Bidon : İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.

Gerze : Sinop iline bağlı ilçelerden biri.

Fırın : İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

 

Sinop : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Kalı : Halı.

Gerz : Kanalizasyon. Fenalık. [Bakınız: gers]. Yollarda olan üstü açık su yolu: Yağmur yağdı gerzler taştı. Bakımsız, meyve vermeyen ağaç. Zamanında yavrulamayân hayvan.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Diğer dillerde Söndür anlamı nedir?

İngilizce'de Söndür ne demek ? : flash'em!, kill!