Gers nedir, Gers ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Buluğa ermiş, yetişkin kız.

Kanalizasyon.

Gers hakkında bilgiler

Gers [, Fransa'nın illerinden birisidir. İl, "Condom" ve "Mirande" olmak üzere 2 yerleşime ayrılmıştır. Bu yörelerin her birinin farklı özellikleri bulunmaktadır. İl, Fransa'nın Fransız Devrimi'nden sonra; 4 Mart 1790 tarihi itibariyle belirlenen ilk eyaletlerinden birisidir. Bölge Fransa'nın 89. en kalabalık yöresidir. İl, Fransa'nın güneybatı kuşağında, Pireneler'de yer almaktadır. İlde turizm, tarım gelişmiştir. Yöre, dağlık olması nedeniyle ilgi çekmektedir. Bölgeye yılda 600.000'den fazla turist gelmektedir.

Gers anlamı, kısaca tanımı

Gersen : Ağaçtan yapılmış büyük çanak

Kanalizasyon : Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke.

Güneybatı : Güneyle batı arasındaki yön.

Kalabalık : Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Sayıca çok. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.

Ayrılmış : Ayırdedilmiş.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Yetişkin : Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).

Fransız : Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Bulunma : Bulunmak işi.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

İtibari : Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yöreler : Her taraf.

Turizm : Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılmış olan gezi. Bir ülkeye veya bir bölgeye turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılmış olan çalışmaların tümü.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

Turist : Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla geziye çıkan kimse, gezgin, gezmen, seyyah.

Diğer dillerde Gerontoloji anlamı nedir?

İngilizce'de Gerontoloji ne demek ? : gerontology